Esastan ret

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl, temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... adına kayıtlı olan 40 ada 59 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından ev ve tarla olarak kullanmak suretiyle işgal edildiğini, bu hususun ecrimisil tutanakları ve taşınmaz tespit tutanağıyla ... olduğunu belirterek taşınmaza yapılan müdahalenin men'ine ve muhdesatın kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastrosunun henüz tamamlanmamış olup murisinden kalan bir yer olduğunu, taşınmazda murislerinin mülkiyet hakkı bulunduğunu, ancak çeşitli itirazlar nedeniyle tapulama işlemlerinin tamamlanmadığı ve malik hanesinin boş bırakıldığını, ecrimisil ödediğini, taşınmazda bulunan ... ... yıllar önce yapıldığı elektrik ve su aboneliğinin mevcut olduğunu, taşınmaza yapılan ev ve dikilen ağaç değerlerinin zemin değerinden fazla olduğunu belirterek uygun bedel karşığılında taşınmazın adına tescilini aksi halde belirlenecek ev ve ağaç bedelinin tarafına ödenmesine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, davalının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alana ev ve ... olarak kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğu, müdahale hususunun davalı tarafından kabul edildiği, davacı tarafından geçmiş dönemlere ilişkin ecrimisil tutanakları tanzim edildiği, tutanak içeriklerinin de davalı tarafından kabul edildiği, çaplı taşınmaza el atma durumunda davalının iyi niyetli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ... adına kayıtlı olan 40 ada 59 parsel sayılı taşınmazda 98,75 m²'lik alana ev yapmak, 191,25 m²'lik alanı ... olarak kullanmak ve 46,00 m²'lik alana duvar yapmak suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesine ve muhdesatların kâline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

A harfi ile gösterilen kırmızı renkle taralı bina ile ilgili imar barışından faydalanılarak alınan Yapı Kayıt Belgesi ile birlikte bina ile ilgili hukuka aykırılık durumunun ortadan kalktığını ve aleyhine verilen istinafa konu müdahalenin meni ve kal kararının ortadan kalkması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan keşif, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporundan davalının, kıyıya yapı yaparak müdahalede bulunduğu gerekçesiyle davalı asilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinin 2 ... fıkrası hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.