Esastan ret
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, haksız rekabet ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Şirketinin Lübnan’da mukim, dezenfektan, deterjan, antiseptik, şampuan, sabun gibi temizlik ürünleri üreten, sektöründe bilinen köklü ve saygın bir firma olduğunu, kurulduğu günden beri ticaret unvanı ve amiral markası olan “SPARTAN” ve “FLASH” markaları ile faaliyette bulunduğunu, bu markaları yurt dışında tescil ettirdiğini, uzun yıllar boyunca yapılan yüksek düzeydeki yatırımlar neticesinde Türkiye’de ve dünya genelinde tanınmış bir marka haline geldiğini, 2011/92894 sayılı “FLASH” markası ile 2017/53210 sayılı “SPARTAN” markasının 3. ve 5. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı firmanın işyerlerinde davacı adına tescilli olan bu markaların aynısını 5. sınıftaki “dezenfektan” ürünleri üzerinde taklit kastıyla kullanarak bu ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, bu nedenle Adana Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/1220 D.İş sayılı kararıyla davalı firmaya ait işyerinde 07.02.2018 tarihinde gerçekleştirilen arama-el koyma işleminde, davalı işyerinde 2011/92894 ve 2017/53210 sayılı “FLASH” ve “SPARTAN” markalarının birebir aynısının taklit edildiği 1 adet karton kutu bulunarak el konulduğunu, ayrıca davalının işyerinden elde edilen ürün şişesi ve karton paketlerinde de davacı firma adına 2011/92894 sayı ile tescilli markanın ibare ve logo olarak taklidinin kullanıldığını, davalı firmanın faturasında da “Spartan Flash Disinfectant” ibarelerinin kullanıldığını, davalı firma tarafından üretilen dezenfektan ürünlerinin şişelerinde de müvekkiline ait şişelerde yer alan, GS-1 Sistemi kapsamında verilen “GTIN” barkod numarasının aynısının kullanıldığını, davalı firmadan elde edilen şişelerde de davacı şirkete tahsis edilen ve bu şirketin ürünlerinin şişelerinde kullanılan, aynı ülke, firma, ürün ve kontrol kodlarını ihtiva eden aynı barkod numarasının kullanıldığını, bu nedenle davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin markasının ününden yararlanma ve haksız kazanç elde etme kastıyla hareket ettiğini ileri sürerek davacının tescilli markasına yönelik tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve giderilmesine, davalının haksız eylemlerine son verilmesine, davacı markaları ve görsellerini taşıyan ürün ve tanıtım araçlarına el konulmasına, marka ve görsellerin bu ürün ve tanıtım araçlarından çıkarılmasına, bunun imkânsız olması halinde imhasına, davalının eylemleri neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetin men’ine, haksız rekabetin neticesi olan haksız durumun ortadan kaldırılmasına, davalının eylemleri neticesinde ortaya çıkan maddi zararın tazmini amacıyla (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 50.000,00 TL maddi, manevi zararın giderilmesi amacıyla 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5156 numaralı soruşturma dosyası üzerinden davalıya ait adreste 07.02.2018 tarihinde yapılan arama-el koyma işlemi sonucu işyerinde ele geçirilen “SPARTAN FLAH” markasına havi 1 adet kutunun davacıya ait orijinal kutu olduğunu, bu kutunun davalı şirketin “PEROS FLASH” markalı ürünlerinin kutularıyla kıyaslama amacıyla bulunduğunu, davalının olası üretimlerinde davacı markaları üzerinde hassasiyetle durma adına elde tutulan bir ürün olduğunu, davalının bahse konu orijinal “SPARTAN FLASH” markalı 1 adet kutuyu tüketici sıfatıyla elinde bulundurduğunu, bunun hukuka aykırı olmadığını, müvekkillerince sözkonusu davacı markasının üretimi ve satışının hiçbir şekilde yapılmadığını, davacının sözde delil olarak sunduğu ürünlerin kendilerine ait olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davalının 2014/101556 sayılı “PEROS FLASH” markasının sahibi olduğunu, “FLASH” ibaresi içeren tüm ürünlerin bu markaya yönelik olduğunu, davaya konu edilen “FLASH” markası ... Co. firmasına ait iken “SPARTAN FLASH” markasının ... firmasına ait olduğu, bu nedenle bahse konu markaların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacıya ait 2011/92894 sayılı "Şekil + FLASH" ibareli markanın 5. sınıfta "Dezenfektanlar" ürünü için 14.11.2011 tarihinden itibaren koruması sürdüğü ve tescilli olduğu, yine 2017/53210 sayılı "Şekil + SPARTAN FLASH" ibareli markanın 3. sınıfta " Temizlik preparatları" 5. sınıfta "Dezenfektanlar" ürünü için 09.06.2017 tarihinden itibaren korumasının sürdüğü ve tescilli olduğu, dosyada örneği bulunan 07.02.2018 tarihli arama tutanağında davalı firma adresinde Spartan Flash ibareli ürün ele geçtiğinin anlaşıldığı, davacıların delilleri arasında sunulan ve ... Co Ltd. firması tarafından davacıya verildiği belirtilen kutu ve şişelerin orijinal olmadığı, davalının 09.02.2017 – 25.01.2018 tarihleri arasında toplam 6 adet fatura ile ... Co Ltd. firmasına “SPARTAN FLASH” markalı “dezenfektan ve cam temizleyici ürünler sattığının tespit edildiği, bu çerçevede, davalı tarafından ... Co Ltd. firmasına satışı gerçekleştirilen “SPARTAN FLASH” markalı “dezenfektan ve cam temizleyici ürünlerin” davacıdan temin edilen orijinal ürünler olmayıp taklit ürünler olduğu, davalı adına tescilli bulunan 2014/101556 sayılı markanın dava konusu kullanımlar için yasal bir hak sağlamayacağı, davalının bahse konu kullanımlarının davacılar adına 2011/92894 ve 2017/53210 sayılarla tescilli olan markalara tecavüz teşkil ettiği, bu kullanımların aynı zamanda haksız rekabet oluşturan fiillerden olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğundan men'i, ref'i, durdurulması, ortadan kaldırılmasına, davalı taraf eyleminin davacının tescilli markasından dolayı haksız rekabet oluşturduğundan haksız rekabetin men'i, ortadan kaldırılmasına, davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebi ile ilgili olarak 9.984,48 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın ve makul bir pay talebinin reddine, davacı tarafça talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, marka ihlali oluşturan ürünlerin ve tanıtım araçlarının toplatılmasına, tanıtım aracından çıkartılmasına, mümkün olmaması halinde ise ihlal oluşturduğu saptanan ürünlerin imhasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin müvekkilinin tescilli markalarını dikkate almadığını, müvekkilinin marka tecavüzü eyleminin olmadığını, iş yerinde bulunan kutunun orjinal olduğunu ve tüketici sıfatıyla elinde bulundurduğunu, bu kutuyu bulundurmanın yasaya aykırılık teşkil etmediğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının karşılanmadığını, bilirkişi raporlarının farazi iddialara dayanılarak hazırlandığını, davacının dosyaya sunduğu karton kutular ve ambalajlar üzerinde inceleme yapıldığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığından geniş koruma alanına sahip olmadığını, ancak Mahkemece tanınmış marka gibi yargılama yapılıp karar verildiğini, maddi tazminat miktarının yanlış hesaplandığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını ve yüksek bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafa ait "FLASH" ve "SPARTAN FLASH" ibareli markaların tescilli olduğu, davalı Şirketin adresinde davacılara ait marka olan "Spartan Flash" ibareli ürün ele geçirildiği, ayrıca davalı Şirketin dava dışı ... Co Ltd. firmasına “SPARTAN FLASH” markalı “dezenfektan ve cam temizleyici" ürünler sattığının tespit edildiği, davalı adına tescilli bulunan 2014/101556 sayılı markanın dava konusu kullanımlar için yasal bir hak sağlamayacağı, davalının bahse konu kullanımlarının davacılar adına 2011/92894 ve 2017/53210 sayılarla tescilli olan markalara tecavüz teşkil ettiği, bu kullanımların aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.