Esastan ret

Taraflar arasındaki sınırdaş parsel malikinin ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; 16669 ada 27 No.lu parselde kayıtlı ve üzerinde iki adet betonarme ahır bulunan taşınmaz ile yine aynı ada 29 parsel No.lu taşınmazın davacıya ait olduğunu, bu taşınmazlara komşu 16669 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalıya satışının yapıldığını belirterek ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; 16669 ada 28 parselde kayıtlı taşınmazın 27 ve 29 parsel sayılı taşınmazların arasında olduğunu, 270.000,00 TL bedelle davacının kardeşinden satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davaya konu taşınmazın davacıya ait taşınmaz ile sınırdaş olduğu, her iki taşınmazın fiili kullanım durumuna göre tarımsal arazi niteliği taşıdığı, davacının yasal önalım hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 16669 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline" karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili; öncelikle davanın reddini, aksi halde objektif değer artışı dikkate alınarak satış bedelinin değişen şartlara uyarlanmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; davacının kanuni ön alım hakkını, zenginleşme aracı olarak kullandığını, taşınmazın satın alındığı kişinin davacının bizzat ... kardeşi olduğunu, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, satış tarihi ile dava tarihi arasında 21 ay gibi ... bir süre geçmesi nedeniyle objektif değer artışı hususunun dikkate alınmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 6537 sayılı Kanunla değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sınırdaş parsel malikine tanınan yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 6537 sayılı Kanunla değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.