Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının redine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.08.2016 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile uzlaşma sağlındığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusurlu sürücü hakkında başlatılan soruşturma sırasında düzenlenen Uzlaştırma Raporu göz önüne alınarak ve 5221 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası hükmü uyarınca “uzlaşma sağlanması halinde yeni bir tazminat davasının açılamayacağı” hükmü nedeniyle başvurunun reddine karar vermiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz emiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı itiraz dilekçesinde; hakem heyetinin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, yapılan uzlaşmanın zanlı durumundaki kişiye yönelik şikayetten vazgeçme amacıyla yapıldığını, oluşan yaralanmadan meydana gelen arazın oluşturduğu bedensel zararın tespiti yapılmadan önceki bu uzlaşmanın tazminat hakkını sonlandırmayacağını ve kararın kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.11.2016 tarihli Uzlaştırma Raporu kapsamında trafik kazası nedeniyle oluşan maddi zararının karşılandığı anlaşılan başvuru sahibinin, zarar veren işletenle vardığı uzlaşma nedeniyle onu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 89 uncu maddesi gereğince hukuki koruma altına almış olan sigortacıya karşı da müracaat etmesine imkân tanınmadığı gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu dosyada her ne kadar uzlaşma sağlanmış ise de, uzlaşmada davacının gerçek zararını ve zararının gerçek karşılığını bilmeden o anki şartlar doğrultusunda karşı tarafla uzlaştığını, kazadan kaynaklı maluliyeti zamanla artmış olup müvekkilinin gerçek zararını T.C. Sağlık Bakanlığı Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş olan 26.04.2018 tarihli maluliyet raporu ile öğrendiğini, belirlenen bu orana göre hesaplama yapıldığında müvekkilinin alacak bakiyesinin uzlaşma ile sağlanan tutarın çok çok üstünde olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı italebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verildiği, karara karşı davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Hakem Heyetince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.