Davanın kabulü
Taraflar arasındaki harici satımdan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ardeşen ilçesi, Fırtına Mahallesi, 15 ada 1311 parselde bulunan binaya ilişkin 5. Kat 13 No.lu bağımsız bölümün öncesinde davalılar murisi ... ...'na ait iken 2007 yılında müvekkiline satıldığını, tapu devri yapılmadığını, ... vefat ettikten sonra müvekkilinin satın almış olduğu dairenin devri husunda mirasçıları arasında tam bir birliktelik sağlanamadığını, dava konusu dairenin bedeli ödenerek karkas ve sadece tuğlaları örülmüş şekilde satın ve teslim alınmış olduğunu, binanın müvekkili tarafından tamamlanmış ve hala oturulmakta olduğunu belirterek davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satışın yapıldığı 2007 yılında dava konusu taşınmazın tapuya kayıtlı bir yer olduğu ve yapının inşaat aşamasında bulunduğu, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre tarafların edimlerini (borç ve alacağa ilişkin yükümlülüklerini) tam olarak yerine getirdikleri ve davacının satın aldığı tarihten beri dava konusu bağımsız bölümde ikamet ettiği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bir kısım dahili davalılar vekili, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın esas yönünden, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, ilgili kararın bozulması gerektiğini, gerekçeli kararın taraflarına tebliği sonrasında sunacakları dilekçede açıklayacakları üzere şimdilik süresi içinde karara itiraz ettiklerini, gerekçeli karara kadar temyiz için süre tutum talebinde bulunduklarını, gerekçeli kararın taraflarına tebliğinden sonra ayrıntılı istinaf dilekçesi verme haklarının saklı tutulduğunu belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesinin, "istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı" olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bu durumun re'sen gözetileceği, istinaf yargılamasının temelini istinaf dilekçesi, bu dilekçenin temelini ise istinaf sebep ve gerekçelerinin oluşturduğu, kanun koyucunun, istinaf kanun yoluna başvurmak isteyen tarafları istinaf sebeplerini göstermekle yükümlü kıldığını belirterek istinaf isteminde bulunan davalılar ..., ..., ... ve ... vekili Av. ... tarafından sunulan istinaf dilekçesinin "...Yukarıda dosya numarası verilmiş davamızın da verilen kararın esas yönünden, kanuna ve Yargıtya içtihatlarına aykırı olmasına binaen ilgili kararın bozulması gerektiği inancındayız. Bu nedenle gerekçeli kararın tarafımıza tebliği sonrasında sunacağımız dilekçede açıklayacağımız üzere şimdilik süresi içinde karara itiraz ediyor, gerekçeli karara kadar temyiz için süre tutum talebinde bulunuyoruz..." şeklinde olduğu ve istinaf dilekçesinde kararın hangi yönlerden istinaf edildiği hususunda herhangi bir gerekçe içermediği belirtilerek 6100 sayılı HMK'nın 342,352 ve 355. maddelerinde öngörülen biçimde istinaf sebep ve gerekçelerinin sunulmamış olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Her ne kadar istinaf mahkemesi kural olarak istinaf talebinde bulunanın gösterdiği istinaf sebepleri ile bağlı olsa dahil kamu düzenini ilgilendiren hususlarda Bölge Adliye Mahkemesinin istemle bağlı olmaksızın re’sen inceleme yapacağını, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin ve ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar kamu düzenini ilgilendirdiği için medeni usul hukukunda taraflarca getirilme ilkesinin istisnaları olarak kabul edileceğini ve bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanacağını kararda ve kararın verildiği İlk Derece yargılamasında kamu düzenine aykırı bir husus bulunup bulunmadığını tespit edebilmek için dava dosyasının bütünüyle incelenmesinin gerekeceğini, çekişme konusu taşınmazın ... ... tarafından davacı tarafa satıldığı yönünde ... bir belge veya sözleşme sunulamadığını, davacı tarafın dava konusu taşınmaz için ... ...'na bir satış bedeli ödediğine dair herhangi bir belge veya bilgi sunamadığını, ... ... tarafından davacıya çekişme konusu taşınmazın satıldığına dair yapılan keşifte dahi, görgüye dayalı ... bir tanık beyanı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dava harici satımdan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık, dahili davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin esastan incelemeye uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 ... maddesi dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda tespit edilecek durumlara ilişkin yapılacak işlemler düzenlenmiş olup, maddenin (d) bendinde istinaf dilekçesinde "başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi" halinde heyetçe bir karar verileceği açıklanmıştır.
2. Aynı Kanunun 355 ... maddesinde ise istinaf incelemesi sırasında kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde re'sen gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince dahili davalılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde sebep ve gerekçe gösterilmediğinden bahisle ön inceleme aşamasında talebin reddine karar verilmiş ise de; dahili davalılar vekilinin, "... kararın esas yönünden, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olmasına binaen ilgili kararın bozulması gerektiği inancındayız..." iddiası başlı başına bir istinaf sebebi olarak değerlendirilebileceği gibi 6100 sayılı Kanun'un 355 ... maddesine göre istinaf incelemelerinde kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususunda re'sen değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alınmaksızın ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme sonucu verilip verilmediği ile güncel tapu kayıtları da dikkate alınarak kamu düzenine aykırı bir husus olup olmadığı, değerlendirilmeli ve esastan inceleme sonucunda bir karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.