B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/138 Esas, 2016/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 3.000 TL ve doğrudan 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. ... 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/138 Esas, 2016/874 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/4488 Esas, 2020/7825 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri için gereği yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2020/594 Esas, 2021/1200 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralar ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 1.760 TL ve doğrudan 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Kovuşturması basit yargılama usulü ile yapılan karara sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine, ... 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/1138 Esas, 2021/1968 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 3.000 TL ve doğrudan 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Sanığın, katılanın müdür olarak görev yaptığı güvenlik hizmetleri ile ilgili şirkette çalışmaya başladığı ve katılandan acil bir iş için ...!a gitmesi gerektiğini söyleyerek katılan adına kayıtlı ...plaka sayılı aracı ödünç aldığı ancak geri getirmediği iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık savunmasında; katılanın yetkilisi olduğu şirkete ortak olmak istediğini, 4 ay boyunca şirketi tanıyabilmek için İstanbul'da kaldığını, bu dönem içerisinde ...plaka sayılı aracı şirket çalışanları ile birlikte kendisinin de kullandığını, ... ismindeki akrabasının acil bir işi için ...'a gitmesi gerektiğini, katılanın da suça konu aracı ...'a verdiğini, bu olaydan yaklaşık bir ay kadar sonra da ortak olmaktan vazgeçtiği için şirketten ayrıldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Tanık ... ifadesinde; katılan ile sanığın ortak iş yaptıklarını, ... plaka sayılı aracı da sanığın kullandığını, sanığın Kıbrıs'a gittiğinde kendisini arayarak lazım olduğunda aracı alabileceğini söylemesi üzerine bir arkadaşı aracılığıyla aracı aldırdığını, aracın bir süre kendisinde kaldığını, sonrasında ise katılanın kendisini arayarak haciz nedeniyle araçların toplandığını söylediğini, aracın tamir için servisteyken alındığını belirtmiştir.

4. Tanık Mustafa Uçar ifadesinde; sanığın, ...'da hastası olduğunu söyleyerek aracı aldığını daha sonra da geri getirmediğini belirtmiştir.

5. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

6. Mahkemece, sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Sanığın savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/1138 Esas, 2021/1968 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.11.2023 tarihinde karar verildi.