Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlü lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, 14 adet sarf belgelerine gerçek dışı yazı ve rakamlar yazmak ve 1 adet tahsilat makbuzunda tahrifat yapmak suretiyle suça konu paraları maledinme şeklindeki eylemlerde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen hükümlü hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/02/2006 gün ve 2006/10-11-12 sayılı Kararına göre; uyarlama yargılamasında, kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, uyarlama üzerine verilen yeni kararda bu sorumluluğunun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi zorunluluğuna uyulmaması,
Kanuna aykırı, hükümlü müdafıin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06/04/2010 tarih ve 2010/11-1-2010/72 sayılı Kararında da açıklandığı üzere uyarlama yargılamalarında "cezayı aleyhe değiştirme yasağı"nın söz konusu olamayacağı da nazara alınarak hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi