Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/33 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararıyla sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
A. Katılanın ... Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, toplanan deliller doğrultusunda sanığın cezalandırılması yerine beraatine dair karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan ...'in Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, toplanan deliller doğrultusunda sanığın cezalandırılması yerine beraatine dair karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
Mahkemenin kabulü;
"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık ... hakkında ... ...'a yönelik 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 28/12/2015 tarih ve 4923 sayılı raporunda belirtildiği üzere olay tarihi itibariyle (Gümüşhane Devlet Hastanesi'nin 22/06/2015 tarihli raporu göz önüne alınarak olay tarihi 03/07/2014 kabul edilmekle) 18 yaşını doldurmuş olan ... ...'da mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını anlamasına ve olaya ruhsal yönden mukavemete engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliğinin saptanmadığı, bu duruma göre ... ...'ın mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, sanık ... ile ... ...'ın olay tarihi öncesine dayalı arkadaşlıklarının bulunduğu, olay günü sanık ile ... ...'ın sanığa ait evde cinsel ilişkiye girdikleri, bu ilişki sonucunda mağdurun hamile kaldığı, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nin 13/04/2015 tarih ve 1086 sayılı raporuna göre, ...'ın %99.99 ihtimalle ... ...'ın bebeğinin biyolojik babası olduğu görülmekle, beyanlarına göre tecavüze uğradığını anlayan katılan ... ...'ın olay tarihinden çok sonra şikayete gelmesi, katılanın önce yorgun olduğunu beyan edip sonra da çayına ilaç atıldığına dair tahmine dayalı beyanda bulunması, yine katılanın uyandığında üzerinde elbiselerin bulunduğuna dair beyanı, arkadaşı olan sanığın evine kendi isteği ile gittiğine dair beyanı dikkate alındığında katılanın içeceğine ilaç atıldığına ve dolayısıyla zorla cinsel ilişkiye girdiklerine dair tahmine dayalı beyanını doğrular ve sanığın üzerine yüklenen suçu işlediğini gösterir, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de gözetilerek üzerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın ...nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... vekili ve katılan ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/33 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekili ve katılan ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.