Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır." hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması, somut olayda suça konu inşaatın yapıldığı yerin ...'nın (kapatılan) 13/01/2009 tarihli yazısında belediye mücavir alan sınırları dahilinde olduğu belirtilmesine rağmen Nilüfer Belediye Başkanlığı'nın 03/07/2009 tarihli yazısında belediye sınırları içinde olduğunun bildirilmesi karşısında; söz konusu yerin yapı tatil zabıtlarının düzenlendiği tarihlerde Kayapa Belediyesi (kapatılan) sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Kabule göre de,
a) CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarında mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "eylemi sonucu ortaya çıkan zararı gidermemiş olmakla koşulları bulunmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Sanığın ruhsatsız inşaatının 12.05.2008 tarihli yapı tatil tutanağı ile durdurulması sonrasında, kamu davası açılmadan önce ruhsat almaksızın inşaata devam ettiğinin 06.08.2008 tarihli tutanakla tespiti karşısında; eylemin zincirleme olarak sürdüğü ve sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.