TCK'nın 85/1, 62/1,53/1-a, b, c, d, e. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sevk ve idaresindeki araçla gündüz vakti bölünmüş yolda seyri esnasında, yaya geçidinden geçmekte olan yayaya çarpması sonucu ölümüne neden olması şeklinde meydana gelen olayda, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanlar vekilinin ceza miktarına ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hak yoksunluğuna ilişkin paragrafın hükümden çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 17/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.