SAYISI: 2022/356 E., 2022/704 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacıların mirasbırakanı ...'in 10/07/1981 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakana ait Rize İli Fındıklı İlçesi Sulak Köyü 244 ada 3 parsel, 278 ada 25 parsel, 280 ada 12 parsel, 280 ada 17 parsel, 281 ada 13 parsel, 281 ada 30 ve 32 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitleri sırasında davalı ... adına tespit gördüğünü, ancak bu taşınmazların davacıların babası ...'e ait olduğunu ona da babası Mehmet Karaşahin'den intikal ettiğini ileri sürerek söz konusu taşınmazların davalı adına olan tapusunun davacıların miras payı oranında iptal edilerek tapuya kayıt ve tescilin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazlardan 281 ada 13 parsel, 280 ada 17 parsel, 244 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ...'den geldiği hususunun doğru olduğu, ancak bu taşınmazların davacıların mirasbırakanı ... tarafından... Noterliğinin 07.03.1979 tarih ve 1160 yevmiye nolu "Düzenleme Şeklindeki Zilyetliğin Devri Senedi" ile 150.000,00 TL karşılığında davalıların mirasbırakanı Osman Karaşahin'e satıldığını, satış tarihinde tapusuz olan taşınmazların zilyetliğinin devredildiği, aynı satışla ilgili olarak davalı ... tarafından davacı ...'e 07.07.1981 tarihinde 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, dava konusu yapılan diğer taşınmazların ise davacıların mirasbırakanı ... ile bir ilgisi bulunmayıp dedesinin babası Osman'dan dedesi ...'ya intikal eden ve 100 yıldan uzun bir süredir kesintisiz ve nizasız zilyetliği bulunan taşınmazlar olduğunu, davacıların mirasbırakanı ...'in babası Mehmet'ten kendisi intikal eden Sulak Köyünde bulunan taşınmazlarının tamamını yaklaşık 35-40 yıl kadar önce sattığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...'nın yaklaşık 30 sene önce bu yeri çaylık haline çevirdiği, bu haliyle Osman ve ...'nın ...'in feri zilyedi olarak arazileri kullanmadıklarının anlaşıldığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların tümünün taşınmazları davalı ve onun öncesinde babasının malikmiş gibi kullandıkları gerekçesiyle Rize ili Fındıklı İlçesi Sulak köyü, 280 ada 17,281 ada 13,281 ada 30,281 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, Rize ili Fındıklı İlçesi Sulak köyü, 244 ada 3 parsel, 278 ada 25 parsel, 280 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;... Noterliğinin 07.03.1979 tarih ve 1160 yevmiye numaralı zilyetliğin devri sözleşmesinin zemine uygulanması neticesinde karara da esas alınan bilirkişi raporunda, senette okunan sınırların rapor ekindeki haritada C1 ile gösterilen kısım olduğu ve bu kısmın yüzölçümünün 16991.61 m2 olduğunun belirtildiğini, raporun sözleşme ile çok açık bir biçimde çeliştiğini, sözleşmede taşınmazın tahminen dokuz dönüm olduğunun belirtildiğini ancak bilirkişilerce hesaplanan alanın yaklaşık onyedi dönüm olduğunu, açık bir biçimde senedin zemine uygulanmasında hataya düşüldüğünü, bu nedenle söz konusu raporun karara esas alınmasının ve Mahkemece açık çelişkiye sahip mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarına itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu öne sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 280 ada 17,281 ada 13,30 ve 32 parsel sayılı taşınmazların öncesinde davalının mirasbırakanı olan Osman Karaşahin ve akabinde davalı ... tarafından tespit tarihine kadar asli zilyet sıfatı ile kullanıldığının ve böylece davalı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 15 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kadastro sonucu temyize konu 280 ada 17,281 ada 13,30 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar davalı adına tespit olunmuş, tespite itiraz edilen 280 ada 17 parsel ve 281 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarda kadastro tespiti kadastro mahkemesinin red kararı üzerine 04.05.2010 tarihinde, diğer taşınmazlarda kadastro tespiti 08.10.2007 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.