Esastan ret

Taraflar arasındaki asıl dava, el atmanın önlenmesi ve yıkım; karşı dava, temliken tescil istemlerine ilişkin olup bu davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararın, karşı dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, karşı dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl dava davacısı/karşı dava davalısı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 101 ada 196 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğunu, ancak müvekkili tarafından davalıya verilen herhangi bir iznin veya ruhsatın bulunmamasına rağmen bu taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini, davalının taşınmaza ... inşaat yaptığını ve duvar ördüğünü ve davalının iyi niyetli olmadığı belirterek 101 ada 196 parsel sayılı taşınmazlardan davalının el atmasının önlenmesine ve yapıların yıkılmasını talep etmiştir.

Karşı dava davacısı/asıl dava davalısı vekili, dilekçesinde; 101 ada 196 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından yıllarca kullanıldığını, önceden de babası ve dedesi tarafından kullanılmaya başlandığını, taşınmazın müvekkiline babasından kaldığını düşündüğünü, bu nedenle iyi niyetli olarak bu taşınmazın üzerine ev yaptığını, aslında bu parselin isminin 116 ada 1 parsel olduğunu düşündüğünü, bu taşınmazın atalarından kaldığını, dava konusu taşınmaz ile sınır komşusu olduğundan buranın da ayrı bir tapusunun olduğunu düşünemediğini ve arazi değeri ile inşaat değeri arasında değer farkının bulunduğunu belirterek temliken tescile karar verilmesini ve asıl davanın reddini talep etmiştir.

Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2021/92 Esas, 2021/398 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne; "Mardin ili, Midyat ilçesi, Çayırlı Mahallesi 101 ada 196 parsel sayılı taşınmaza ... bilirkişi ... Mungan'ın 28/11/2019 havale tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen ... içerisinde yapılmış olan C harfi ile gösterilen 66,34 m²lik ve D harfi ile gösterilen 101,91 m²lik alana yapılan müdahalenin men'ine, yapının kal'ine; Mardin ili, Midyat ilçesi, Çayırlı Mahallesi 101 ada 196 parsel sayılı taşınmaza ... bilirkişi ... Mungan'ın 28/11/2019 havale tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen yerde örülen duvarla bütünlük sağlayacak şekilde B harfiyle gösterilen 60,00 m²lik alana duvar örmek suretiyle yapılan müdahalenin men'ine, yapının kal'ine"; karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2018/654 Esas, 2020/372 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde, karşı dava davacısı/asıl dava davalısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/973 Esas, 2022/625 Karar sayılı kararında "...dava konusu taşınmazın davacı/karşı davalı Hazine adına kayıtlı olduğu, çekişme konusu taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucunda ibraz edilen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporları ile davalı/karşı davacının haklı ve geçerli nedene dayalı olmaksızın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğinin saptandığı, davalı/karşı davacının taşınmazda kayda ya da mülkiyete dayalı herhangi bir hakkının bulunmadığı, taşınmazın 27.03.2006 tarihinde kesinleşen kadastro ile hazine adına tescil edildiği ve çapa bağlandığı anlaşıldığından binaların yapım tarihi gözetildiğinde iyiniyet savunmasına değer verilemeyeceği gözetilerek mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olmasında, keşfen belirlenen zemin ve yapı değeri üzerinden yazılı şekilde harç ile vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, karşı dava davacısı/asıl dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

-Müvekkilinin olayın başından itibaren iyi niyetini muhafaza ettiğini,

-Taşınmazın müvekkilinin ailesi tarafından yıllardır kullanılan bir taşınmaz olduğunu,

-Köy yerinde eski yapıların olduğu bir yerin hazineye ait olabileceğinin düşünülmesinin imkansız olduğunu,

-Bu güne kadar idare tarafından da müvekkilinin uyarılmadığını,

-Ayrıca arazi üzerindeki inşaatın arazi değerinden fazla olduğunu,

-Yapının yıkılması ile müvekkilinin zararının çok fazla olacağını ve kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

asıl davada, elatmanın önlenmesi ve yıkım; karşı davada, temliken tescil istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi le 724. maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı dava davacısı/asıl dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.