Esastan ret

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...’ın 04.02.2017 tarihinde vefat ettiğini, murisin 15.04.2016 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile davalıları mirasçı olarak bıraktığını, ancak murisin vasiyetnamenin yapıldığı tarihte 80 yaşında olduğunu ve işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2017/366 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2020/1778 Esas, 2022/1829 Karar sayılı karında belirtilen; "... Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 17.06.2019 tarih ve 3894 Karar sayılı raporunda vasiyet bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği 15.04.2016 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun açıkça belirtildiği, ilk derece mahkemesince 08.02.2018 tarihli celsede dinlenen davalı tanıkları ile bir kısım davacı tanıklarının da muriste fiil ehliyeti yokluğunun bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla vasiyetnamenin tanzim tarihinde murisin fiil ehliyeti bulunduğundan vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı, buna göre sonuç olarak murisin resmi şekilde noterde vasiyetname düzenlemesi karşısında, vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı da anlaşıldığından kanunda sınırlı sayılan vasiyetnamenin iptali koşullarının hiçbirisinin oluşmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Dosyada bulunan hastane kayıtlarına göre murisin felç geçirdiğini,

2. Bu hastalığın akıl sağlığını etkilediğini,

3. Adli Tıp Kurumu raporunun eksik olduğunu,

4. Mahkemece yapılan incelemenin eksik yapıldığını,

5. Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporun bağlayıcı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. TMK'nın 557. maddesi, "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir:

a. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,

b. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,

c. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,

d. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa" şeklinde düzenlenmiştir. Hükümden de anlaşılabileceği üzere ölüme bağlı tasarrufların iptali, Kanun'da sınırlı sayıda düzenlenmiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.