SAYISI: K-2020/108767

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 68.293,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kısmen kabulüne 67.292,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 373.42 TL bakıcı gideri olmak üzere 67.666,25 TL'nin davalıdan tahsiline, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B.İtiraz sebepleri
Davalı vekili, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının bu davadan evvel tarafları ve dava konusu aynı olan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1321 Esas sayılı dava dosyası ile davacının taleplerinin reddedildiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazının kabulüyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, "Dosyaya sunulan evraklardan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. 2019/611 K. sayılı mahkeme ilamında Adli Tıp Heyeti'nden alınan raporda başvuranın bulunmadığı tespit edilmiş ve dava sürekli iş göremezlik yönünden reddedilmiştir. Davalı beyanına göre istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.08.2020 tarihli raporunda Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda maluliyetin hangi gerekçelerden dolayı tespit edilmediği, iki rapor arasındaki çelişkinin hangi sebepten kaynaklandığı, 31.08.2020 tarihli raporda tespit edilen maluliyetin, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda neden tespit edilemediğine ilişkin açıklama ve gerekçeye yer verilmemiştir. Ayrıca raporunda Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. sayılı dosyada alınan 11.10.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kemik kırıklarının kaynamış olduğu ve maluliyete sebebiyet vermediğinin tespit edildiği 31.08.2020 tarihli raporda 2 nolu atıfta görülmektedir. 11.10.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yapılan psikiyatrik yönden değerlendirmenin dosyaya sunulan 31.08.2020 tarihli maluliyet raporunda yapılmadığı görülmüştür. Başvuran tarafından Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. Sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunun da dosyaya sunulması gerekmekte iken bu raporun başvuru esnasında ve sonrasında dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunun dosyaya sunulması ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.08.2020 tarihli rapor arasındaki çelişkilerin hangi sebepten kaynaklandığının yeni bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilerek çelişkilerin giderilmesi karar verilmesi gerekmektedir. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1321 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi heyeti raporu delil mahiyetinde işbu dosyaya sunulmadığından eksik delil ile başvurunun yapıldığı anlaşıldığından ve her iki maluliyet raporu arasındaki çelişki, ki bu çelişki Adli Tıp Kurulu Raporunun maluliyet bulunmadığı, davacının huzurdaki tahkim yargılamasına sunduğu raporun ise davacı başvuru sahibinin maluliyetinin bulunduğu igi birbiri ile tam zıt tespit yaptığına ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde başvuru ekinde bulunması zorunlu gerekli belge niteliğindeki Adli tıp Kurulu Raporunun çelişkiyi gidermesi için sunulması gerekirken, eksik belgeyle hüküm kurulması durumunda eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olacağı.." gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili, dosyaya sunulan rapor ile davacıda oluşan ve gelişen maluliyet durumunun ispatlandığını, gelişen durumun ispatı için daha önce alınan maluliyet raporunun sunulmasının gerekli olmadığını, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davadan sonra müvekkilinin tedavisinin devam ettiğini, açılan o davadan sonra davacıda kemik defekti geliştiğini, bu hususun röntgen garfisi ile sabit olduğunu, İtiraz Hakem Heyetinin kararında belirtilen maluliyet raporu hakem heyetine sunulmasa da maluliyet raporunu düzenleyen kuruma bu raporun sunulduğunu, kaldı ki eksik olduğu belirtilen raporun dosyaya sunulması için süre de verilmediğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,88,89 ve 90 ıncı maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları, poliçe özel şartları.

Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, hakem heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, anılan karara itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince, davacı tarafından maluliyet oranının tespitine yönelik olarak daha önce maluliyet raporu alındığı, alınan o rapor ile dosyaya sunulan maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğu, davacının başvuru sırasında çelişkiyi giderecek rapor sunmadığı, eksik belgeyle hüküm kurulması durumunda eksik incelemeyle karar verilmiş olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüyle uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Varılan sonuç usul ve yasaya aykırıdır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosya kapsamına kazandırılarak (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, yetkili sağlık kurulundan davacıda gelişen durum olup olmadığının araştırılarak, raporlar arasındaki çelişkilerin nelerden kaynaklandığının açıklanarak çelişkilerin giderildiği rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.