Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait aracın meydana gelen kazada hasarlandığını, davalıların kazaya neden olan aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olarak kaza nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL araç hasarı, 3.000,00 TL değer kaybı, 1.500,00 TL ikame araç bedeli ve 177,00 TL çekici ücreti olmak üzere 24.677,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiş; 13.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle davalı ... şirketi yönünden talebini 26.800,00 TL'ye, diğer davalılar yönünden 52.500,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar, kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, iddia edilen kazanın gerçek dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemenin 23.02.2016 tarihli ve 2014/249 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarih, 2016/9117 Esas, 2019/5033 Karar sayılı ilamı ile hüküm "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi yeterli de değildir. Raporda; kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı hususlarına değinilmemiş, yalnızca davacı aracındaki hasarın miktarı yönünde rapor tanzim edilmiştir. Davalılar aşamalardaki savunmalarında, davacıya ait aracın markası ve modeli ve çarpma noktaları dikkate alındığında hasarın bu denli büyük olamayacağını, böyle bir kazada davalı aracının da ağır hasar görmesi gerektiğini ancak davalıya ait araçta ağır hasar olmadığını savunmuş, mahkemece anılan savunmalar üzerinde durulmayarak sadece davacıya ait araçtaki hasarın miktarı yönünden rapor alınarak karar verilmiştir. Bilirkişi raporu araç hasarı yönünden de eksik olup karar vermeye elverişli değildir. Buna göre mahkemece, tarafların tanıklarının beyanları alınarak, 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi kurulundan her iki aracın da incelenerek kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, söz konusu kaza nedeni ile davacının aracında oluşabilecek hasarın niteliği, şekli ve boyutlarının değerlendirildiği, davacıya ait aracın 2. el piyasa rayici ve ikame araç bedeli konusunda denetlenebilir ve daha somut bilgilere yer verildiği, davacıya ait aracın pert-total kabul edilmesinin uygun olup olmadığının ve davalıların savunmalarının tartışıldığı denetlenebilir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporunun benimsendiği, her ne kadar mahkeme tarafından dosyanın aydınlatılması amacıyla resen keşif kararı verilmesi mümkün ise de dava konusu kazanın aydınlatılmasında kaza mahallinden ziyade araçlar üzerindeki çarpma noktalarında oluşan hasarların önem arz ettiği, davacıya ait ve davalıya ait aracın bilirkişi heyetlerince detaylı olarak incelendiği, araçların üzerlerinde oluşan hasarların boyutları, konumları itibariyle davalıya ait araçtaki göçme şeklindeki çarpma yerinin davacıya ait araçta oluşan hasara neden olamayacağının 2 farklı heyet raporu ile sabit olduğu, kaza mahallinin görülmesinin, fren mesafesi çarpma noktası vs. gibi unsurların kaza-hasar uyumsuzluğunun esaslı noktası olmadığı, kaza ile ilgili temel değerlendirmenin araçlar üzerindeki hasarlar olduğu hususları gözetilerek keşif yapılmaksızın birbirlerini doğrulayan 2 heyet raporu karara esas alınmak suretiyle karar verildiği gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.227,84 TL maddi tazminatın davalılar Nilgül ve ve Osman yönünden haksız fiil tarihi olan 10.04.2014, diğer davalı ... şirketi yönünden 09.05.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, hasar yönünden fazlasına dair istemin ve değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının idaresindeki Palio marka araç ile davacıya ait park halindeki BMW marka aracın sol ön tekerine çarpması ve aracını taktırması sonucu aracın sol ön yanının ve sonrasında da aracın sürüklenmesi ile kaldırım üzerindeki ağaca çarpması ile davacıya ait aracın ön taraftan hasarlandığını, aracın pert olduğunu, ceza yargılamasında alınan ifadelerde davalı sürücünün davacının aracına çarpması neticesinde sürüklenerek durduğu, davacının aracının yanında bulunan kırık jant kapağının davalının aracına ait olduğunun belirtildiğini, davalının da bu beyanlara itiraz etmediğini, davalıya ait aracın durduğu yerde kolluk görevlileri tarafından çekilen resimlerde de görülen göçük izinin davalı tarafça da kabul edildiğini, kaza sonrasında olay yerine gelen kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak ile de davacıya ait araçta oluşan hasarın dercedildiğini, mahkemece keşif yapılması gerektiğini, araçların hız ve sürtünme ile katedeceği mesafelerin özel fizik bilgisi gerektiren hususlardan olduğunu, bilirkişilerce sürtünme ve fren izine göre hatalı hesaplamalar yapıldığını, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretlerinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, değer kaybı, ikame araç bedeli ve çekici ücretine ilişkin maddi tazminatın tahsili davasıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, TBK'nın 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,88,89,90. maddeleri,

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, karara esas alınan raporun karar vermeye elverişli olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.