Esastan ret
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bankası Marmaris Şubesinden 31.12.2014 tarihli sözleşme ile 75.000,00 TL miktarlı ... faizli konut finansmanı (mortgage) kredisi kullanarak Muğla ili, Ortaca ilçesi, Cumhuriyet Mahallesinde kain tapuda 115 ada 23 parsel 13 No.lu bağımsız bölümü 31.12.2014 tarihinde satın aldığını, bankanın yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek satıştan önce satılan konut üzerinde bulunan ... Bankası ... Şubesi lehine önceden mevcut olunan 300.000,00 TL miktarlı birinci derece ipoteği kaldırtmayarak kredi müşterisi müvekkili mağdur ettiklerini belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, taşınmazın tapu kaydındaki ipoteği bildiği veya bilmesi gerektiği, aksinin ileri sürülmesinin TMK'nın 1020 nci maddesi uyarınca korunmayacağı, davacıya kullandırılan kredinin teminatı için tesis edilecek ipoteğin birinci derece ve birinci sırada olacağı veya dava konusu 300.000,00 TL bedelli ipoteğin fek edileceği yönünde davalı bankaya zorunluluk yükleyen açık bir yasa veya sözleşme hükmünün bulunmadığı anlaşıldığından ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili; ipoteğin kaldırılmamasında davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu, ... Bankası Marmaris Şubesinin davacı müvekkiline kullandırılan kredi nedeni ile satılan konut üzerinde önceden bulunan ipoteğin kaldırılacağına dair diğer banka şubesinden yazılı taahhüt almadan tapu devir işlemlerinin gerçekleşmesine ve bu nedenle tapu kaydının üzerindeki önceki ipotek ile konutun müvekkili tarafından alınmasına sebebiyet vererek müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin önceki ipoteği üstlenerek taşınmazı satın almadığını, arada banka olduğu için ipoteğin kalktığı düşüncesi ile satın aldığını, ipoteğin kalkmadığını sonradan öğrendiğini, konut kredisi ile ev satın alındığından bankanın önceki ipotek kalkmadan, kendisini garantiye almadan ve aynı zamanda müvekkilinin büyük zarara uğramasına yol açacak şekilde davacıya kredi kullandırtıldığını, normalde bankanın davacıya kredi vermemesi gerektiğini, müvekkilinin kullandığı kredinin ... faizli konut finansmanı kredisi olduğunu, imzalanan kredi sözleşmesinde ipoteğin taşınmazın tapu kaydında birinci derece ve birinci sıra olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu kaydındaki ipotek şerhini görerek ipotek ile yüklü taşınmazı satın aldığından Mahkemece davanın reddine yönelik verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 888 ve 1023 üncü maddesi.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.