İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddi

Taraflar arasındaki mirastan ıskat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalının annesi olduğunu, aralarında yaralanma olayı gerçekleştiğini, davalının annesinin şikayeti üzerine Mahkemece adli para cezasıyla cezalandırıldığını, davalının gayri resmi birlikteliğinden iki çocuk dünyaya getirdiğini, annesini düşman ilan ettiğini, sosyal medyada davacıyı rencide etme amaçlı paylaşımlar yaptığını, babasının cenazesinde davalının müvekkiline saldırdığını ve hakaretlerde bulunduğunu belirterek evlatlık görevini yerine getirmeyen davalının, davacının mirasından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, hem hukuki yarar yokluğundan usul yönünden, hem de gerçekle alakası olmadığından esas yönünden reddi gerektiğini, davalının kanuni hakkı olan saklı payından onu mahrum etme amacı taşıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ölüme bağlı bir tasarruf olmaksızın dava yolu ile olası mirasçısını mirasçılıktan çıkarma talebinin dinlenme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK 'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Iskat şartlarının mahkemede tartışılmasının tarafların çıkarına olduğunu, ölüme bağlı ... taraflı bir işlemdense ıskat edilecek kişi mahkemede kendisini ifade ederek, varsa yanlış anlamaların düzeltilmesine ve aile içi barışmaların gerçekleşmesine yardımcı olunabileceğini, toplumsal ... açısından bakıldığında kanunun bu şekilde anlaşılması ve uygulanması gerektiğini, davalının evlat olarak kabul edilmeyecek hareketlerde bulunduğunu, davanın görülmesinin her iki taraf yönünden de faydalı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; miras bırakanın hayatta olduğu, ancak ölüme bağlı ... taraflı tasarruf işlemle saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabileceği, Yasada belirtilen ölüme bağlı tasarruflar dışında dava yoluyla mirasçılıktan çıkarma istenemeyeceğinden yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın hukuki yararı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak kanunun ıskat konusunda şekil belirtmediği halde mahkemelerce şekle dayandırılmasının sınırlayıcı olduğu ve Devletin ailevi sorunların çözümüne katkı sağlama görevi olduğu hususlarını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, sağlararası mirastan ıskat istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 510 uncu maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.