B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/36 Esas, 2022/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Sanığın temyizi; atılı eylemi kendisinin gerçekleştirmediğine, ilişkindir.

Sanığın, oto pazarında aracını satan katılana kendisini ... olarak tanıttığı ve katılanın cep telefonu numarasını aldığı, 3 gün sonra katılanı aradığı ve kendi galerisine davet ettiği, katılanın da ...Otomotiv isimli galeriye gittiği, aracını 16.500,00 TL bedelle sanığa satmak konusunda anlaştıkları ve 1.500,00 TL para aldığı, aracın devrini yapmak ve geri kalan 15.000,00 TL parayı çekmek üzere katılanın,temyiz dışı sanıklar ... ...ve ... ile birlikte galeriden ayrıldıkları, yolda katılan ve temyiz dışı sanık ...'ın noter önünde indiği, temyiz dışı ...in ise para çekmek için bankaya gittiği, katılanın aracın devrini temyiz dışı sanık ...'a verdiği, notere gelen temyiz dışı sanık ...'in ise paranın yetişmediğini, öğleden sonraya kaldığını söylediği, birlikte tekrar galeriye gittikleri, katılanın paranın hesaba aktarılmasını beklediği sırada sanık ...'in yeğeninin trafik kazası geçirdiğini söyleyerek ayrıldığı, temyiz dışı sanık ...'in paranın katılanın hesabına havale edileceğini belirterek katılanı iş yerine bıraktığı ancak daha sonraki süre zarfında katılanın parasını ödemedikleri, aracı da bir gün sonra üçüncü bir şahsa devrettikleri, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

1. Mahkemenin 05.05.2016 tarihli, 2015/232 Esas ve 2016/203 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.09.2021 tarihli, 2021/33665 Esas ve 2021/6482 Karar sayılı kararıyla bozulduğu ve bozmanın aleyhindeki hükmü temyiz etmeyen sanık ... Bozkurt'a sirayetine karar verildiği halde bu hususta bir işlem yapılmadığı anlaşılmış olup, bu konuda zamanaşımı süresince işlem yapılması mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır ve bu giderler ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Uzlaştırmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,05.05.2016 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/36 Esas, 2022/147 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin fıkradaki "440,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "210,00 TL" ibaresinin eklenmesi, aynı paragrafta yer alan "hazineye irat kaydına" ibaresinden sonra gelmek üzere "bozma sonrası yapılan 230,00 TL yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasının altında yer alan yargılama gideri dökümündeki "250,00 TL" ve "440,00 TL" ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "20,00 TL" ve "210,00 TL" ibarelerinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.