Başvurunun esastan reddi, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davacıya ait bağımsız bölümde davalıların ... süredir işgalci olduklarını iddia ederek davalıların dava konusu taşınmaza haksız müdahalesinin önlenmesine ve işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu binanın aile apartmanı olduğunu, davacının eşi ... ...'nin davalıların murisi ...'ın amcası olduğunu, dava konusu taşınmazın 17 yıl önce ... tarafından ...'a tahsis edildiğini, 2002 yılında ikamet etmeye başladıklarını, davacının rızasının bulunduğunu, ... sağ iken dava açılmamasının iyiniyete aykırı olduğunu, davalılardan ... ve ...'nın dava konusu bağımsız bölümde ikamet etmediklerini, adı geçen davalıların muris ...'ın mirasını reddettiklerini, davalı ... ve ... yönünden davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 günlü 2018/73 Esas, 2021/133 sayılı Kararında özetle; "... dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, davalıların davacının rızası ile dava konusu bağımsız bölümde ikamet ettikleri, dosyada dava tarihine kadar davacının rızasını geri aldığına dair delilin bulunmadığı, ecrimisil şartlarının oluşmadığı, davalılardan ... ve ...'nın dava konusu taşınmazı dava tarihi ve sonrasında kullandıkları ispat edilemediğinden adı geçen davalılara yönelik el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini" belirterek İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Abbasağa Mahallesi 328 ada 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 numaralı bağımsız bölüme davalılardan ...'ın el atmasının önlenmesine, diğer davalılara yönelik el atmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ... yönünden el atmanın önlenmesi isteminin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, adı geçen davalıların dava tarihinden 8 ... sonra ikametgah adreslerini aynı binadaki 5 numaralı bağımsız bölüme taşıdıklarını, davanın reddedilen kısmı yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 günlü 2021/2068 Esas, 2022/1236 sayılı kararında; davalı ... yönünden davanın kabulünün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine gelince; davalılardan ... ve ...'nın dava konusu bağımsız bölümde oturduklarının davacı tanıklarınca beyan edildiği, davalı tanıklarının ise taşınmazdan ayrıldıklarını beyan ettikleri ancak taşınmazdan ayrılma tarihlerinin kesin olarak belirtilmediği, adı geçen davalıların davanın açıldığı tarih olan 20.12.2018 tarihinden sonra 28.12.2018 tarihinde dava konusu bağımsız bölümden, bu nedenle dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazda oturduklarının ... olduğu, yargılama sırasında taşınmazı terk ettikleri, bu davalılar yönünden davanın el atmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne diğer davalılar yönünden el atmanın önlenmesi davası konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaya cevap dilekçesini tekrar ..., davalılar ... ve ... yönünden lehe ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 ve devamı maddeleri.
3.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen ... bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.