SAYISI: 2021/2504 E., 2022/868 K.
Esastan ret
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 616 ada 28 parsel(Eski 5 ve 6) sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının dava konusu 45187/216960 payı 12.10.2020 tarihinde satış yoluyla kazandığını, satış işleminin kanunun aradığı şekil şartına uygun bir şekilde müvekkiline Noter aracılığı ile bildirilmediğini, ön alım hakkı kapsamında davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile tapudaki satış bedeli üzerinden müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu 12.10.2020 tarihli satış işlemi esnasında taşınmazın hali hazırda paydaşı olduğunu, ön alım davasının yalnızca paydaş olmayan üçüncü kişiye karşı açılabileceğini, 12.10.2020 tarihli satış işlemiyle birlikte payın, davalının önceden mevcut payı ile birleştirildiğini, davalının taşınmazı satın ... üçüncü kişi olmadığını, satış bedelinin toplamda 180.000,00 TL olduğunu, bu tutar üzerinden harcın tamamlanması gerektiğini, davacının dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifasını engellemeye yönelik olarak kötüniyetle dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının 4721 sayılı TMK’da ön alım şartlarında belirtilen üçüncü kişi olmadığı, davalının dava konusu satış işleminden önce de hissedar olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Taşınmazın değeri tespit edilmeden, tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden harcın tamamlatıldığını, taşınmazın bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, keşif yapılarak ... değerin tespit edilmesi ve çıkan değere göre harcın tamamlanması gerektiğinin belirtildiğini, 24.07.2020 tarihli ilk satışın da davacıya Noter kanalıyla bildirilmediğini, henüz dilekçeler aşamasındayken bu husus taraflarınca dile getirilerek, davanın ilk satış işlemi için geçerli olacak şekilde talepli olduğunun beyan edildiğini, bu beyan ve bilgiler hiç yokmuş gibi İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, mahkemece harç tamamlanmadığından davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle vekalet ücretinin maktuen hesaplanması gerektiğini, esastan reddedildiği düşünülse dahi davanın harca esas değeri 5.000,00 TL olduğundan bu tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk satışa ilişkin cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülen talep ayrı bir davanın konusunu oluşturduğundan dava konusu haline getirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının 12.10.2020 tarihli satışa yönelik ön alım hakkını kullanmak üzere dava açtığı, ancak davalının 24.07.2020 tarihli satış işlemi ile taşınmazda paydaş olduğu anlaşıldığından ön alım hakkı taşınmazın diğer paydaşlarına karşı ileri sürülemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bir an için ilk akte karşı da ön alım hakkının kullanıldığı kabul edilse bile; dava dışı pay satanlar (her iki senet yönünden de) ile davalı arasında ... 23. Noterliği'nin 14.05.2020 tarihli 15773 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, dava konusu edilen pay devrinin inşaat yapım sözleşmesi nedeniyle yapılmış olmasının anlaşılmış olması nedeniyle ön alım hakkının kullanılamayacağı, ayrıca satış bedeli olan 180.000,00 TL üzerinden peşin harcın tamamlanmış olduğu gözetilerek harcı tamamlanan değer üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, dosyaya sunulan delillerden de anlaşıldığı üzere satış bedelinin 100.000,00 TL olduğunun açık olduğunu, vekalet ücretinin bu değer üzerinden hesaplanması gerektiğini, mahkemenin ara kararı nedeniyle harcın 180.000,00 TL üzerinden tamamlanmak zorunda kalındığını, bu tutarı satış bedeli olarak kabul etmediklerini, delilleri toplanmadan karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 nci, 733 üncü ve 734 üncü maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.