İ
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.06.2019 tarihinde davalının ferdi kaza sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı kazada sigortalı araçta yolu olan davacının oğlu ın vefat ettiğini, davalı ... şirketine başvurularının haksız olarak reddedildiğini, poliçedeki kaza sonucu ölüm klozu özel şartına göre sigortalının kaza sonucu vefatı halinde poliçede yazılı bedeli kanuni varislerine ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigorta poliçesindeki ölüm nedeniyle tazminat bedeli olan 150.000,00 TL'nin davalı ... şirketinin başvurularını reddettiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza anında araç sürücüsünün alkollü olduğunu, bu nedenle zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffa araç sürücüsünün otopsi raporuna göre 1.43 promil alkollü olduğu, dava konusu kaza sırasında sigortalı 'ın araçta yolcu olarak bulunduğu, sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat davalarında rizikonun teminat dışı kaldığı hususunun ispatının davalı ... şirketine düştüğü, somut olayda davalı ... şirketinin rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığı hususunun yani müteveffa'ın araç sürücüsünün trafik kazası sırasında alkollü olduğu hususunu bildiğinin ispat edilememiş olması karşısında davanın kabulü ile 150.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın poliçe teminatı dışında kaldığını, bu husus nazara alınmadan hukuka aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini, sürücünün kim olduğundan bağımsız yasal sınır üstünde alkollü olduğu durumlarda ödeme yapılmayacağını, görevsiz mahkemede davaya devam edildiğini, sigorta şirketinin asıl alacak, yargılama gideri, vekalet ücreti, faiz olmak üzere teminat limiti olan 150.000,00 TL'ye kadar sorumlu olduğunu, limitin aşıldığını, dava konusu olay trafik kazası olduğundan ödenecek bir tazminatın olması halinde öncelikle zorunlu poliçe olan trafik poliçesinin tüketilmesi gerektiğini, müteveffanın dört mirasçı daha bulunmasına rağmen hesap raporu alınmaksızın tüm poliçe limitini kapsayacak şekilde davacı lehine hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketi aleyhine faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporları, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalının yeterli ve kesin delillerle sigorta sözleşmesi ve genel şartlar kapsamında davacı murisinin kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunduğunu ve poliçe şartları kapsamında davacı talebinin teminat dışında kaldığını ispat edememesi nedeniyle davanın kabulüne ilişkin kararda usul, yasa ve dosya kapsamına aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fakırasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davaya ilişkin kazanın poliçe teminatı dışında kaldığını, sürücünün kim olduğundan bağımsız yasal sınır üstünde alkollü olduğu durumlarda ödeme yapılmayacağını, her ne kadar istinaf mahkemesince sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması halinin teminat dışında kaldığı iddiasının taraflarınca ispatının gerektiği belirtilmişse de araç sürücüsünün yalnızca alkollü olmasının bu hususun ispatı için tek başına yeterli olduğunu, otopsi raporu ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile ispatlanan promil ölçüsünün ülke sınırları üzerinde olduğunu, kazanın ise aşırı hız nedeniyle meydana geldiğini, görevsiz mahkemede davaya devam edildiğini, sigorta şirketinin asıl alacak, yargılama gideri, vekalet ücreti, faiz olmak üzere teminat limiti olan 150.000,00 TL'ye kadar sorumlu olduğunu, limitin aşıldığını, dava konusu olay trafik kazası olduğundan ödenecek bir tazminatın olması halinde öncelikle zorunlu poliçe olan trafik poliçesinin tüketilmesi gerektiğini, müteveffanın dört mirasçısı daha bulunmasına rağmen hesap raporu alınmaksızın tüm poliçe limitini kapsayacak şekilde davacı lehine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketi aleyhine faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... ile davacı murisi arasında düzenlenen ferdi kaza sigortasından kaynaklı vefat teminat bedeli istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401,1409 ve 1507 inci maddeleri, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davaya konu sigorta poliçesinde lehtar kısmında kanuni varisleri yazılmış ise de desteğin annesi 02.02.1950 doğumlu davacı ...'a %100 pay ayrıldığının anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10.246,50 TL 0.H.
2.642,70 TL P.H.
7.603,80 TL Kalan