Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında ek savunma verilmek suretiyle TCK’nın 165. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin “1” numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık her ne kadar şikayetçinin aracını kendisinin çalmadığını, başkasından satın aldığını savunmuşsa da motosikletin çalınmasından ertesi gün motosikleti satmaya çalışırken yakalanması ve satın aldığı kişinin kimlik bilgilerini verememesi dikkate alındığında, suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasa’nın 165/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.