Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 04.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacıya ait olan 496 kg Al-Fakher marka nargile tütününe 02.08.2017 Tarihinde elkonulduğunu, 09.12.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildigini ve elkonulan nargile tütününün iadesine karar verildiğini belirtmiş, davacının nargile tütününe elkonulan süre boyunca uğradığı maddi zarara karşılık 75.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikle davalı hazineden tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 14.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın mükerrerlik, süre ve dava açma yetkisi bakımından araştırılması gerektiğini, haksız elkoyma oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/232 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.05.2020 tarihli ve 2019/1845 Esas, 2020/595 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 23.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik tazminata hükmedildiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/14549 soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde; davacının toplam 496 kg nargile tütününe kaçak olduğu gerekçesiyle 02/08/2017 tarihinde el konulduğu, yapılan soruşturma sonucunda söz konusu nargile tütününün kaçak olmadığı anlaşılarak davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu nargile tütününün 19/01/2018 tarihinde davacıya iade edildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Böylece davacıya ait 496 kg nargile tütününe haksız olarak 170 gün boyunca el konulduğu anlaşılmıştır
...
15/05/2018 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanağına göre; davacının bahse konu tarihten önce ve halen Yıldızlar Toptancılık iş yeri sahibi olduğu anlaşılmıştır.
Van Ticaret ve Sanayi Odası'na müzekkere yazılarak; suç unsuru olduğu iddiasıyla el konulan nargile tütününün el konulma tarihi olan 02/08/2017 tarihindeki birim fiyatı, söz konusu tütünün kaç günde bir el değiştirebileceği ve her satış işleminde yüzdelik dilim üzerinden % kaç kar elde edilebileceğinin tespit edilerek bildirilmesi istenmiştir. Verilen cevapta; 250'şer gramlık paketler halindeki Al-Fakher marka nargile tütününün el konulduğu 02/08/2017 tarihi vergi masrafı, nakliye düşürüldükten sonra net karının %6 olup el konulan nargilenin 30 günde bir satış görebileceğinin bildirildiği görülmüştür.

Van Ticaret ve Sanayi Odasının cevabı yazısı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 07/03/2019 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; el konulan 496 kg nargile tütününün 250'şer gramlık paketler halinde olduğu, bir paketin 20 TL'den hesaplandığında 496 kg nargile tütününün 39.680 TL olduğu, nargile tütününün 30 günde1 el değiştirebileceği, her el değiştirmede %6 oranında kar elde edileceği, nargile tütününe 02/08/2017 tarihinde el konulduğu, 19/01/2018 tarihinde iade edildiği, dolayısıyla 170 gün el konulduğu, 170 gün içinde her 30 günde bir el değiştireceğinden toplam 5 defa el değiştireceği, 39.680 TL nargile tütününün her el değiştirmesinde %6 kar elde edileceğinden her el değiştirmede 2.380,80 TL kar elde edileceği, 5 defa el değiştireceğinden toplam 11.904 TL kar elde edileceği hesaplanmıştır.

Davacının 02/08/2017-19/01/2018 tarihleri arasında nargile tütününü satamadığı, satıştan elde edeceği paraları değerlendiremediği, kazanç kaybına uğradığı, davacının nargile tütününden elde edeceği dosya kapsamına göre hesaplandığı, bu sebeplerle el konulma süresince davacının uğradığı maddi zararın 11.904 TL olacağı kanaatine varılmıştır." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 915,12 TL'ye ve vekalet ücretinin 1.056,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Tazminat talebinin dayanağı olan Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/14549 Soruşturma, 2017/12715 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacıya ait 496 kg nargile tütününe 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna konu olduğundan bahisle 02.08.2017 tarihinde elkonulduğu, yapılan kovuşturma sonunda davacı hakkında 09.12.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ve elkonulan malların iadesine karar verildiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2. 02.08.2017 tarihinde elkonulan tütünlerin 09.12.2017 tarihinde iadesine karar verildiği, tütünlerin tasfiye edilmediği ve elkoyma nedeniyle iade edildikten sonra satılmasına engel bir zarar meydana geldiğine dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmakla, aynen iade edilen tütünler bakımından tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış ve davacı vekilinin eksik tazminata hükmedildiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.05.2020 tarihli ve 2019/1845 Esas, 2020/595 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.