Esastan ret
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ile terditli olarak tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'ün Devrek Noterliği'nin 06.01.2011 tarih ve 198 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile bir kısım taşınmazlarını davacı ile davalılara vasiyet ettiğini, ancak vasiyetnamenin davalıların yanıltması, aldatması, zorlaması sonucu tanzim edildiğini, murisin vasiyetnamenin tanzim edildiği tarihte gerek yaşı ve gerekse rahatsızlığı (ruh sağlığı) nedeniyle hukuki ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamede yazılanlar dışında gayrimenkulünün olmadığını, kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olmayan taşınmazla ilgili vasiyetname tanzim edilemeyeceğini, bu husus dikkate alındığında vasiyetnamenin geçersiz olduğunun anlaşıldığını belirterek, Devrek Noterliği'nde 06.01.2011 tarih ve 198 yevmiye numarası ile düzenlenen vasiyetnamenin iptaline, bu mümkün olmadığı takdirde murisin mahfuz hisseye tecavüzü dikkate alınarak tenkis taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; murisin mirasçıları arasında mal paylaştırmak suretiyle belirli mal vasiyeti tanzim ettiğini, bu vasiyetnamede saklı pay sahibi bütün mirasçılarına kendi belirlediği taşınmaz malları vasiyet ettiğini, davacıya da bir kısım malları bıraktığını, davacının iddialarını ispat etmekle yükümlü olduğunu, murisin hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın kendi ... iradesi ile vasiyetname yaptığını, akıl sağlığının yerinde olduğunu, vasiyetnamenin bütün şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiğini, davacının saklı payının da ihlal edilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumundan alınan rapor uyarınca muris ...'ün vasiyetnamenin düzenlendiği 06.01.2011 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu ve bu hususta vasiyetnamenin iptalini gerektirir başkaca bir delil de olmadığından vasiyetnamenin iptali yönündeki talebin reddine, tenkis yönünden ise bilirkişi raporu uyarınca davacının saklı payının ihlal edilmemiş olması sebebiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali yönünden mahkemece murisin tedavi gördüğü hastaneler ile kullandığı ilaçlar araştırılmadan yapılan değerlendirme üzerine hüküm kurulduğunu, vasiyetnameye konu taşınmazlar üzerinde kat mülkiyeti kurulmadığı ve kurulması da mümkün olmadığından paylaşım dikkate alınmaksızın tenkis hesabı yapılmasına dair itirazlarının bilirkişilerce dikkate alınmadığını, mahkemenin de bu raporu esas aldığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; maktu vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığı, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususuna itiraz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen fiil ehliyetine ilişkin rapor ile tenkis hesabını içeren bilirkişi raporu uyarınca itirazların yerinde olmadığı, kat irtifakı kurulmamasının taraflara yapılan kazandırmayı etkilemeyeceği, terditli davalarda ret kararı verilmesi durumunda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin asıl davaya göre belirleneceği belirtilerek istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz etmiş, ayrıca Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazları ile Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması gerektiği itirazlarının dikkate alınmadığı, vasiyetnamenin aldatma, korkutma ve zorlama ile yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece tanıklara sorulmadığı ve kolluk araştırması yaptırılmadığı hususlarına da itiraz etmiştir.
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 ... maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi ve devamı maddeleri ile 560 ıncı maddesi ve devamı maddeleri
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.