Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davacı dava dilekçesinde; davalı ile paydaş olduğu 109 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 2900 m²'lik kısmının davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını, babalarından intikal eden ... ise sadece davalı tarafından işgal edildiğini ileri sürerek ecrimisil ve babasından kalan evdeki eşyaların ve hayvanların davalı tarafından satılmasından kaynaklanan alacağı sebebiyle icra takibinde bulunduğunu açıklayarak davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2. Davacı 08.02.2022 tarihli duruşmada beyanında; ecrimisil tazminatı talebinin 1967 ile 1990 yılları arasındaki döneme ilişkin olduğunu, davalının 2000 yılından önce babasından kalan evdeki eşyaları ve hayvanları sattığını açıklamıştır.
Davalı 23.11.2021 tarihli duruşmada, dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını açıklayarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı itirazının süresinde olduğu değerlendirilmekle davacının alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı istinaf dilekçesinde; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, davacının zamanaşımı itirazını süresinde yapmadığını, evi davalının halen kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borca itiraz dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmayan zamanaşımı savunmasında bulunabileceğini, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ön inceleme duruşması ve müteakip tahkikat duruşmaları yapılmış olduğundan davalının zamanaşımı def'inin süresinde yapıldığını açıklamıştır. Ecrimisil talebi, 1967-1990 yılları arasına ilişkin olduğundan zamanaşımı defi dikkate alınarak davaların reddine karar verilmesinin yerinde olduğuna karar verilmiştir.
2. Davalının miras sebebiyle alacak davasına yönünden; tarafların murisinin 1967 yılında vefat ettiğinden her halükarda alacak zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ve davalının vefat ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 639,995 ... maddesi,
2. 04.06.1958 ... ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile ecrimisil, haksız işgal tazminatı olarak nitelendirilmiştir. Bu kararın gerekçesinin V. bendinde “işgal tazminatı davalarının hususi bir şekli olan ecrimisil davalarının beş yılda zamanaşımına uğrayacağı esasını benimsemiş bulunan 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli” olduğu açıklanmış ve ecrimisil davalarının 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 908 ... (4721 sayılı Kanununun 995 ...) maddesine dayanan bir tazminat davası olduğu belirtilmiştir.
3. 08.03.1950 ... ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından ... zararları tazmin ile yükümlüdür.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.