Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianamede açıklanıp hükümde kabul edilen eylemlere göre; hakkında CMK'nın 231. maddesi uygulanan sanık Ferayil Erdoğan'ın, akrabası olan tanık ...'nin mağdur ...'in sahibi olduğu tekstil firması tarafından ödenmediği iddia edilen ücretinin ödenmesi için sanıkların mağdurun iş yerine gittikleri ve mağduru sordukları akabinde onun yokluğunda mağdura yönelik "biz paramızı alırız, adam keseriz, burayı yakarız" şeklinde tehdit ettikleri ve iki gün sonrada mağdur ...'in yüzüne karşı ...'nin alacağını istedikleri verilmemesi halinde iş yerini yıkıp yakacaklarını söyleyerek tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 150. maddesinde öngörülen "hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla" gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunu saptaması ve sonucuna göre kanıtları değerlendirerek eylemi nitelendirme görevinin 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 saydı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.