Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulü ile 120.474,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.500,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B.İtiraz sebepleri
Davalı vekili, zorunlu başvuru şartının gerçekleşmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada %1.8 teknik faizin hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davadan önce davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda hesaplamada progressif rant yönteminin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, rapor ücretinin makul giderlerden olup davalının sorumluluğu kapsamında kaldığı, kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olduğunun tespit edildiği, davacının müterafik kusurunun bulunduğuna dair delil bulunmadığı, vekalet ücretinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, zorunlu başvuru şartının gerçekleşmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada %1.8 teknik faizin hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinde yer alan "15.563,47 TL" ibaresinin karardan tamamen çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.