Taraflar arasındaki trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.06.2021 tarihinde davacının kızı olan desteğin, yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isterken, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpmasına bağlı vefat ettiğini, dava dışı sürücünün tam kusuru ile kazaya sebep olduğunu, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 300.775,11 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince davalıya başvuru şartının gerçekleşmediğini, tarafların kusur oranına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, sigortanın kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme varsa tenzil edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kızı olan desteğin, yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isterken, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpmasına bağlı vefat ettiği, alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sürücünün tam kusuru ile kazaya sebep olduğu, davacı annenin destekten yoksun kaldığı, tazminat hesabına ilişkin alınan hesap raporunun gerekçeli ve denetime uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 300.375,11 TL destekten yoksun kalma tazminatından geçici ödeme miktarı olan 15.000,00 TL'nin tenzili ile bakiye 285,375,11 TL tazminatın 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazanın desteğin aniden yola fırlaması ile meydana geldiğini, desteğin yaşı dikkate alındığında anne ve babanın bakım, gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dava dışı baba tarafından açılan dava ile eldeki davanın birleştirilmesi gerektiğini, dava dışı babanın payı hesaplanmadan verilen kararın hatalı olduğunu, garame hesabı yapılması gerektiğini, yetiştirme giderlerinin düşülmediğini, genel şartlara göre hesaplamanın 1,8 teknik faize göre kabul görmemesi halinde 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, ıslah ile artırılan meblağ için faizin ıslah tarihinden başlaması gerektiğini belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan tazminat raporundaki payların hatalı belirlendiği, dava dışı baba eldeki davada taraf olmadığından ve bilirkişi raporuna itiraz olanağı olmadığından, davacı annenin ve dava dışı babanın paylarının doğru şekilde hesap edilmesi ve babanın payından yetiştirme giderlerinin düşülmesi gerektiği, yapılan hesaplamaya göre davacı anne ve babanın destek tazminat alacağı teminat limiti olan 430.000,00 TL'yi aştığından garameten hesaplama yapılması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 275.872,22 TL destekten yoksun kalma tazminatından 15.000,00 TL'nin tenzili ile bakiye 260.872,22 TL tazminatın 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; davalının, desteğin ve davacının kusuruna, yetiştirme giderine, tazminat hesaplama yöntemine ve faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın desteğin aniden yola fırlaması ile meydana geldiğini, desteğin yaşı dikkate alındığında anne ve babanın bakım, gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dava dışı baba tarafından açılan dava ile eldeki davanın birleştirilmesi gerektiğini, dava dışı babanın payı hesaplanmadan verilen kararın hatalı olduğunu, yetiştirme giderlerinin düşülmediğini, garame hesabı yapılması gerektiğini, genel şartlara göre hesaplamanın 1,8 teknik faize göre kabul görmemesi halinde 1,65 teknik faize göre yapılması ve ıslah ile artırılan meblağ için faizin ıslah tarihinden başlaması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince mahkeme tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki verilere göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, reddedilen meblağ için yararlarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur değerlendirmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan tazminat hesaplamasının yerinde olması, hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun belirlenmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.