B O Z M A Ü Z E R İ N E
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2018/199 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında; Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 66.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında; Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanıklar müdafiinin temyizi, eksik araştırma ile kararlar verildiğine, Mahkemenin kabulünün hatalı olduğuna, ilişkindir.
Katılanın, karı-koca olup birlikte galericilik yapan sanıklardan bankadan kredi çekmek suretiyle traktör satın aldığı ve babasının borçlu, kendisinin alacaklı olduğu 74.000,00 TL bedelli bir adet senedi teminat olarak verdiği, sanık ...'ın bankadan çekilen kredi sözleşmesi ile senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, ayrıca katılanın borçlu, sanık ...'ın alacaklı olarak gözüktüğü, vadesi ve keşide yeri bulunmayan 74.000,00 TL'lik senedin arkasına "Traktör kredisi için Şeker Banka verilen 74.000 YTL'lik senet hatır senedidir. ...,...'ya ait alacaklısı ... 2010 yılında borç bitince senetler karşılıklı iptal edilecektir. 01.05.2006 ...- imza" şerhi düşülerek katılan tarafından sanıklara verildiği, daha sonradan senedin eksik kısımları doldurulup, arkasındaki şerh kesilerek sanık ... tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı kabul edilerek sanık ...'ın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşları, Vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan beyanı ile uyumlu bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sanığın bozma sonrası alınan savunmaları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hüküm bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.12.2012 tarihli mahkûmiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşları, Vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2018/199 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2018/199 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.