Düşme

... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/340 Esas, 2021/511 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması nedeniyle; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.10.2015 tarihli ve 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olunduğu gibi Anayasa Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli kararına göre de bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması karşısında, katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, ancak, sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi İl Muhakemat Müdürlüğünün kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği cihetle; şikâyetçi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.