Mahkûmiyet
Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurun velayet hakkına sahip annesi Sevinç'in, 13.06.2013 günlü duruşma ifadesinde olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2012/349 Esas, 2014/204 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2012/349 Esas, 2014/204 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/21882 Esas, 2021/8091 Karar sayılı kararı ile özetle suça sürüklenen çocuk hakkında alınan farik ve mümeyyizlik raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla suça sürüklenen çocuğun dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilip, muayenesinin yaptırılarak suç tarihi itibarıyla işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususlarında rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin somut ve şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan mağdurun iddialarının aksine muayene raporunda fiili livata bulgusunun bulunmadığının belirtilmiş olması sebebiyle suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin kararın isabetsiz olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece; ''... Mağdur ve tanık ...'in yargılama sürecinde değişmeyen beyanlarından, suça sürüklenen çocuk ...'in mağdur ...'e 1 TL vererek okuldaki çeşmenin yanına götürdüğü burada cinsel organını mağdurun ağzına soktuğu, mağdurun kardeşi tanık ...'in olayı görüp engel olmak istediği suça sürüklenen çocuk ...'in tanık ...'i dikkate almayarak eylemine devam ettiği, livata boyutunda olmayacak şekilde penisini mağdurun anüsüne sokmaya çalıştığı, suça sürüklenen çocuk ...'in eyleminin mağdurun vücuduna organ sokma mahiyetinde cinsel istismar suçunun nitelikli hali olarak kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuk ...'in atılı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği yönünde mahkememize tam bir vicdani kanaat oluşmuştur..'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan katılan mağdurun velayet hakkına sahip annesi Sevinç'in, 13.06.2013 günlü duruşma ifadesinde olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/384 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.