Esastan ret

Taraflar arasındaki sınırdaş tarımsal arazi malikinin ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 109 ada 1 parsel sayılı taşınmaza malik olduğunu, dava konusu 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile sınır komşusu olduğunu, taşınmazın 25767/68713 hissesinin 20.09.2019 tarihinde sınır komşusu olmayan davalıya 115.000,00 TL bedelle satıldığını, satış işleminin noter aracılığı ile davacıya bildirilmediğini belirterek, kanuni şufa hakkı gereğince 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın satış işlemine konu 25767/68713 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile duruşmadaki beyanlarında; davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, sınırdaş tarım arazisi maliklerine ön alım hakkı veren 5403 sayılı Kanunun 8/İ maddesinin ikinci fıkra hükmünün davanın açıldığı tarihten önce yürürlükten kaldırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sınırdaş tarım arazisi maliklerine ön alım hakkı veren 5403 sayılı Kanun'un 8/İ maddesinin ikinci fıkra hükmünün davanın açıldığı 16.04.2021 tarihinden önce 04.11.2020 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Satışın 20.09.2019 tarihinde yapıldığını, davanın ise 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açıldığını, Kanunun 04.11.2020 tarihine kadarki tüm işlemler için uygulanması gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sınırdaş tarım arazisi maliklerine önalım hakkı veren 5403 sayılı Kanunun 8/İ maddesinin ikinci fıkra hükmünün, 15 Mayıs 2014 tarihli ve 29001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe giren; 28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun”un 20. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, 7255 sayılı Kanun 4 ... 2020 tarihli ve 31294 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe girdiği, davanın kanun hükmü yürürlükten kalktıktan sonra 16.04.2021 tarihinde açıldığı, öte yandan 5403 Sayılı Kanunun 8/i maddesi ile yapılan düzenlemenin komşu parsel malikine hisse satışı halinde değil, taşınmazın tamamının satışı halinde hak ve imkan sağlaması nedeni ile komşu parselde pay satışı nedeniyle önalım hakkının tanınmasının mümkün olmadığı, bundan ayrı davacının, 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2426/39027 hissedarı olup, geri kalan hisselerin dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8/i maddesinde düzenlenen önalım hakkının kullanılması esnasında sınırdaş tarım arazisinin maliklerinin paylı mülkiyete sahip olması durumunda paydaşlarının hep birlikte dava açması gerektiği belirtilerek davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Kanunun uygulanması açısından satış tarihinin dikkate alınması gerektiğini, davacı taşınmazında paylı mülkiyet bulunması durumunda tüm paydaşların birlikte dava açması gerektiğine dair yasal düzenleme bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarını değerlendirmeyerek ... bir hüküm tesis ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 6537 sayılı Kanun'la değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan sınırdaş parsel malikine tanınan yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. 30/4/2014 tarihli ve 6537 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda değişiklik yapılmış ve Kanuna “Ön alım hakkı” kenar başlıklı 8/i maddesi eklenmiştir.

2. Bu maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tarımsal arazilerin satılması hâlinde sınırdaş tarımsal arazi maliklerinin de ön alım hakkına sahip olduğu; tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş maliklerin ön alım haklarını kullanamayacağı; ön alım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması hâlinde, tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikinin ön alıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrini talep edebileceği ve ön alım hakkının kullanılmasında Türk Medenî Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

3. Sınırdaş tarım arazisi maliklerine ön alım hakkı veren 8/i maddesinin ikinci fıkra hükmü, 15 Mayıs 2014 tarihli ve 29001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe girmiş; 28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun”un 20. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. 7255 sayılı Kanun 4 ... 2020 tarihli ve 31294 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe girmiştir.

4. Bu tespitlere göre, sınırdaş tarım arazisi maliklerine ön alım hakkı veren 5403 sayılı Kanun'un 8/i maddesinin ikinci fıkra hükmü, 15 Mayıs 2014 ila 4 ... 2020 tarihleri arasında yürürlükte kalmıştır.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.