Davanın usulden reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile dava dışı temlik eden şirket arasında imzalanan satış sözleşmesi gereğince davalıya teslim edilen ürünlerin bedellerinin ödenmediğini, bu arada alacağın davacı tarafından temlik alındığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket ile davacı dışı ... Enerji A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye göre uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerektiği, ayrıca davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar davalı ile dava dışı ...... A.Ş. arasında imzalanan 22.08.2017 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça tahkim itirazının cevap dilekçesinde süresinde ve ilk itiraz olarak usulüne uygun bir şekilde ileri sürüldüğü gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça yetkisizlik kararından itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın gönderilmediğini, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin devralma yoluyla ... Enerji Anonim Şirketi ile birleştiğini İlk Derece Mahkemesi'ne taraf değişikliği hususunda dilekçe verilmiş olmasına rağmen değerlendirilmeye alınmadığını ve gerekçeli kararda da bu hususa yer verilmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği taraf değişikliği yapılmasında dürüstlük kuralına aykırı bir durum bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, davalı tarafça süresinde verilen cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazının yapılmış olmasına, davanın konusu sözleşmede tahkim şartının yer almasına, davacı tarafça süresinde verilen dilekçe ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık, tahkim ilk itirazının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 413 üncü maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.