Mahkûmiyet
Yargıtay bozma ilâmı sonrası verilen ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyize tabi olduğu, bu nedenle Yargıtay bozma ilâmı sonrası ilk derece kararından sonra verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/3864 Esas, 2022/3430 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/51 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 ... maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hükmün sanık müdafii, katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 13.12.2021 tarihli ve 2021/5147 Esas, 2021/4359 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
3. Hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.02.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/989 Karar sayılı ilâmı ile "sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu, emanetlerin müsaderesi ile ilgili hatalı uygulama yapıldığı" belirtilerek bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
4. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın öldürme kastı bulunmadığına, taksirle hareket ettiğine, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın gerekçesiz olduğuna, takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün amcaoğlu olup aynı binada ikamet ettikleri, maktul ile abisi...'un olay günü sohbet etmek için sanığın evinde bulundukları, sanık ile tanık...'un yanyana, maktulün karşılarında oturmakta olduğu, sanığın koltuk altında bulunan av tüfeğini tanık...'a gösterdiği, .....'dan aldığı sırada tetiğine basarak karşı koltukta oturan maktulü batın bölgesinden vurduğu, maktulün av tüfeği saçma isabetine bağlı omur kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen kanama sonucu öldüğü, sanığın eylemini olası kastla gerçekleştirdiği kabulü ile on sekiz yaşından küçük maktule karşı kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, otopsi, olay yeri inceleme raporları, bilirkişi raporları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
3. Hukukî süreç başlığı altında (3) numarada gösterilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği, anlaşılmıştır.
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçun işleniş şekli, elverişli vasıta, sanık ve maktulün olay anında evin içinde bulundukları konum nazara alınarak kasta ilişkin saptamada ve suç tarihinde on sekiz yaşından küçük maktule karşı işlenen nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyette isabetsizlik bulunmadığı, taksir ve hata koşullarının uygulama olanağının bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği, yasal ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; "Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, yargılamanın seyrine katkı verecek bir tutum ve tavrının bulunmaması ve suçun işleniş özellikleri" şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmadığı anlaşılmış ise de; sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz tutum ve davranışının bulunmaması, olaydan sonra maktulün sanıkla tanık... tarafından ambulansa bindirildiğinin ifade edilmesi, suçun işleniş özelliklerinin yasal bir gerekçe olmaması karşısında, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (2) numarada açıklanan "takdirî indirim hükümlerinin yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile uygulanmamış olması" nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarih ve 2022/133Esas - 2022/295 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.