İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2021/499 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğa karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/999 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemi; taraflar arasında iştirak iradesi bulunmadığına, ...'in kasten öldürme suçuna katılmadığına, sanıkların öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma, sınırın aşılması, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, savunma hakkının ihlal edildiğine, kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ... ve oğlu ...'in pazarcı olup olay günü birlikte Beykoz Çayır içi alanda pazar yerinde tezgah açtıkları, benzer ürünleri satan maktul ...'ın da aynı yerde tezgah açtığı, maktulün sanık ...'in kardeşinin torunu olup, aralarında başka bir cinayet olayı nedeniyle anlaşmazlık bulunduğunun sanıklar tarafından iddia edildiği, daha önce maktulün kendileri ile aynı yerde tezgah açmasını istemeyen sanıkların bunu başka pazarcılar aracılığı ile maktul ve babasına ilettikleri, olay gününde de maktulün pazar tezgahı açmasına kızan sanıkların maktul ile tartışmaya başladığı, sanık ... ile maktulün kavga ettiği sırada diğer sanık ...'in maktulü bıçakladığı, maktulün göğüs üzerinden aldığı bıçak darbeleri nedeniyle kot kesisi ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü, sanıkların iştirak iradesi ile kasten öldürme suçunu işledikleri kabulü ile mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, otopsi ve olay yeri inceleme raporları, kriminal raporlar ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. Sanık ... yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan tanık beyanları, oluş ve dosya kapsamına göre maktulden sanığa yönelen haksız söz, hareket ve saldırı bulunmadığı, bu nedenle meşru savunma, sınırın aşılması, haksız tahrik hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, meydana gelen netice, aralarında anlaşmazlık bulunması hususları da dikkate alındığından suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... yönünden;
Akraba olan taraflar arasında tezgah açtıkları pazarda aynı malların satılması nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, daha önce de aynı yerde pazar tezgahı açma konusunda tartıştıkları, olay günü sanık ... ile babası ...'in maktulün tezgahta yalnız bulunduğu sırada birbirlerine laf attıkları, maktule tezgah açması ile ilgili söz söylenince maktulün ...'e cevap verdiği, sanık ...'in bu duruma kızarak maktul ile kavga etmeye başladığı, aralarında boğuşma yaşandığı, bu sırada sanık ...'in bıçakla gelerek maktulü bıçaklayıp ölümüne neden olduğu olayda; sanık ...'in diğer sanık ... ile fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmadığı, ancak suçun işlenmesi sırasında babası ...'in yanında bulunarak ona manevi destek verdiği, suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, suçun işlenmesinden sonra da olay yerinden birlikte kaçtığı, mahkemenin kabulünde belirttiği gibi sanık ...'in maktulü bıçaklamasından sonra ...'in maktule vurmaya devam ettiğine ilişkin kesin bir delil bulunmadığı anlaşıldığından suça yardım eden sıfatıyla 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi delaletiyle cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
1. Sanık ... yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/999 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ... yönünden;
Gerekçe bölümünde (2) numarada açıklanan "sanığın kasten öldürme suçuna yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/999 Esas, 2022/1226 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili sayın ..., Üye sayın ...'ın "sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması gerektiği" yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Pazarcı olan taraflar arasında pazarda benzer ürünlerin satıldığı tezgah açma konusunda çıkan tartışmada ilk önce sanık ...'in maktulün üzerine giderek vurmaya başladığı, bu kavga esnasında sanık ...'in maktule bıçak ile vurduğu, bıçak darbesinden sonra da maktulün yere düştüğü ana kadar ...'in maktüle vurmaya devam ettiği, maktulün yere düşmesinden sonra sanıkların birlikte olay yerini terk ettikleri, bu nedenle fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, neticeden birlikte sorumlu tutulmalarına dair mahkûmiyet kararında isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak etmiyoruz.