Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların miras bırakanı ...'un Çaycuma Noterliğinden düzenlenmiş 08/02/1996 tarih 1445 sayılı vasiyetname ile bir kısım taşınmazlarını davacı ve davalı ...'a müştereken vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/55 Esas, 2004/214 sayılı Kararı ile açıldığını ve taraflara tebliğ edildiğini, anılan vasiyetnamenin kesinleştiğini, davacı müvekkilinin ve davalılardan ...'un vasiyetnamenin tenfizi için dava açtıklarını, zamanaşımı, yani aradan on yıl geçtikten sonra açıldığı için reddedildiğini, vasiyete konu 125 ada 14 parsel sayılı taşınmaza babası ...'un iznini alarak 1990 yılında ... attığını, üç kattan ibaret binasını 2004 yılında tamamlayarak kullanmaya başladığını, binasını hem babasının izniyle, hem de vasiyetnamenin tanzim edilmesinden güç alarak yaptığı için iyi niyetli olduğunu, yaptığı inşaatın değerinin arzın değerini aşmasından dolayı tapu kaydının iptaliyle davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1. Davalı ...; ilk celsede davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
2. Davalı ..., ... ve Vedat ise; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, taşınmaz üzerindeki yapıların murisin sağlığında tamamlandığının bilirkişi raporu ile ... olduğunu, Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/55 Esas, 2004/214 Karar sayılı dosyası ile vasiyetnamenin açıldığını, itiraz etmediğini, bu vasiyetname ile ilgili tenfiz davasının Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/536 Esas, 2017/385 Karar sayılı dosyası ile zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini, davacının iyiniyetli olduğundan söz edebilmek için davacının bina yaptığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesi veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmaması ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunması gerektiğini, dava konusu taşınmazın önceki malikinin davacının babası olduğunu, davacının taşınmazın malikinin kim olduğunu bildiğini, yapıyı yapmasında haklı bir nedenin olmadığını, davacı için iyiniyet ... gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
A.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacıların davasının davalı ... ve ..., ... yönünden reddine,
2. Davacıların davasının davalı ... yönünden kabulü ile; Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, Perşembe Beldesi, 125 ada 14 parselde davalı ...'a intikal eden hissenin ve annesi ... ... ...'dan Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1222 Esas sayılı dosyasındaki veraset ilamı oranında intikal edecek hissenin tapusunun iptali ile davacıların Çaycuma 1. Noterliğinin 8250 yevmiye numaralı 18/08/2021 tarihli veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına kayıt ve tesciline,
3. Hüküm özetinin derhal İİK'nın 28 ... maddesi gereğince tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Mahkemece ''...davacının 3 katlı yapının kendisi tarafından meydana getirildiğini ispat edemediğini, taşınmazın, babası olan müteveffa ...'a ait olduğunu, babasının vefat etmesinden sonra taşınmazın diğer kardeşlere de intikal edeceğini bildiğinden davacının iyi niyetli olmadığını, davalı ... davayı kabul ettiğinden bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği..." belirtilerek davayı ret etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili, davalı ...'in beyanı ile iyiniyetli olduğunun sübut bulduğunu, davalı ...'e tazminat verilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, dava konusu taşınmazın babasına ait olduğunu ... beri bildiği, taşınmazın gelecekte kendisine ait olacağına dair inancının da binanın yapımı tarihi itibari ile onu iyi niyetli hale getirmeyeceği, davalı tanığı ...'nin vakılara dayalı anlatımlarında yapının muris tarafından yapıldığını beyan ettiği, mahkemece davanın reddi ve davayı kabul eden ... yönünden kabulü yerinde olmakla birlikte harç hesabı yanlış yapılmış olduğundan ve kamu düzenine ilişkin bulunduğundan bu hususun düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf talep dilekçesindeki nedenlerle hükmü temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, temliken tescil istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'u 724 maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.