TUTUKLU

Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebininn, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/80 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 9 ay hapis ve 31.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/837 Esas, 2022/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı somut ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

4. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,

5. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İhbar ve istihbari bilgi üzerine gerçekleştirilen fiziki takip sonucu, sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'in görüştükleri sırada sanığın aracından aldığı bir şeyi ...'e verdiğinin ve ...'ten para aldığının görüldüğü, ...'in üzerinden 1 paket sentetik kannabinoid ele geçirildiği, sanığa ait araçta ve ikamette yapılan aramalar sonucu ...'te ele geçen ile aynı nitelikte sentetik kannabinoid ele geçirildiği, ...'te ele geçen paket üzerinde sanığa ait parmak izlerinin tespit edildiği, keşif sonucu alışverişin gerçekleştiği yer ile ilkokul arasındaki mesafenin 105 metre, Kuran kursu arasındaki mesafenin 140 metre olduğunun tespit edildiği anlaşılan olayda;

İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; sanığın savcılık ve sorgu aşamalarında ...'e uyuşturucu madde verdiğini ikrar ettiği, ...'in müdafii eşliğindeki kolluk ifadesinde suça konu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ile sanığı teşhis ettiği, sanığın aracında ve evinde ele geçen uyuşturucu maddeler ile ...'te ele geçen uyuşturucu maddenin aynı türde olduğu, sanıkta ele geçirilen maddenin miktar itibariyle kullanım sınırının üzerinde olduğu birlikte değerlendirilerek sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğunun sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine; sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi kendisinden satın aldığını ileri sürdüğü Gökhan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/628 Esas ve 2021/320 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken Tarsus

2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/325 Esas ve 2019/140 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınarak sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması hususu eleştirilip, numune olmamasına rağmen numunenin müsaderesine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. Bölge Adliye Mahkemesi kararının dördüncü paragrafında yer alan eleştiride, tekerrüre esas alınması gerektiği belirtilen Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin karar numarasının "2021/320" yerine, "2021/3205" olarak hatalı yazıldığı,

B. Sanığın evinde ve aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ...'te ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporlarında numunelerin alındığının anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki düzeltme nedeninin oluşmadığı,

Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/837 Esas, 2022/631 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,

A. Tekerrüre ilişkin eleştirinin yer aldığı dördüncü paragrafından "2021/3205" ibaresinin çıkarılarak yerine "2021/320" ibaresinin yazılması,

B. Altıncı paragrafından "numune olmamasına rağmen" ibaresinin çıkarılarak yerine "numuneler olmasına rağmen numunenin" ibaresinin eklenmesi, sekizinci paragrafında (1) numarayla gösterilen bölümden ise "numunenin" ibaresi çıkarılarak yerine "numunelerin" yazılması,

Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.