Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'dan ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 129 ada 12 parsel, 6 numaralı mesken niteliğindeki bağımsız bölümü harici olarak satın aldığını, taşınmazı teslim aldığını, satış bedelinin ödendiğini, davalının tapu devri yapamadan Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/948 Esas, 2019/291 Karar sayılı dosyası ile kısıtlandığını, davalının vasisi tarafından vesayet makamına dava konusu taşınmazın müvekkiline satış izninin verilmesi için başvuru yapılmış ise de; mahkemece vasinin bu talebinin reddedildiğini, davalının mirasçılarının da taşınmazın devri konusunda itirazlarının bulunmadığını, müvekkilinin hali hazırda taşınmazda ailesi ile birlikte yaşamaya devam ettiğini belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vasisi ve vasi vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiş ise de; davayı kısıtlı adına kabul edebilmesi için izin talepli davası, vesayet makamınca reddedilmiş; denetim makamı da karara karşı yapılan itirazı reddetmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile vasinin davayı kabul yetkisinin bulunmaması nedeniyle harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan taşınmazı satın aldığını, bedelini ödediğini, taşınmazı teslim aldığını, ailesi ile birlikte oturduklarını, davalı vasisinin ve davalı mirasçılarının davayı kabul ettiklerini, davalının akıl sağlığının yerinde olduğunu, duruşmada davayı kabul ettiğini, delillerinin toplanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı, Borçlar Kanunu'nun 237 nci, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin karan veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.