Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen şekilde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, yerel mahkeme yönünden de zorunluluk doğar. Bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Ne var ki, mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiş, tutanak bilirkişileri ve tanıklar dinlenmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde tartışılıp açıklanmamış ve dava konusu taşınmaza komşu 139 ada 10 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 2.3.1943 tarih ve 66 sayılı tapu kaydının güney sınırında okunan ... kız oğlu ... hanesi ve bahçesi ve ... ve ... hanesi ve Fransız kumpanyasının fırını olarak okunan yerin neresi olduğu da gereği gibi araştırılmamıştır.
O halde mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılması, dava dışı komşu 139 ada 10 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının nizalı taşınmaz yönünü kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yer olarak okuduğu ve bu gibi yerler üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer verilemeyeceğinin dikkate alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.