Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin hem kurucu üyesi hem de yedi yıl yönetim kurulu başkanlığı yapmış üyesi olduğunu, bu süre içinde usulsüz işlemler sonucu kooperatif zararına olarak kendi kişisel malvarlığını aşırı derece artırdığını, şikayette bulunulduğunu, son genel kurulda başkanı olduğu yönetimin ibra edilmediğini, hakkında soruşturma başlatıldığını, müvekkili kooperatifin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 21.12.2017 tarihli celseye katılmadığı, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden 3 aylık yasal süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle HMK 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.