...

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın mala zarar verme suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-c maddesinde belirtilen cezanın üst sınırına göre; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 30.04.2015 günlü mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından,
Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2013/435 Esas, 2015/592 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görülmekle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.