Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 184/4. maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suça konu yapının belediye mücavir alanında kalıp kalmadığı kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, mücavir alanda veya özel imar rejimine tabi yerler dışında kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar ve iddianamede suç tarihinin 28.04.2005 olduğunun belirtilmesi, kovuşturma aşamasında ibraz edilen 16.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda yapı tatil zaptı uyarınca mühürlenen yerde inşaata devam edildiğinin açıklanmasına karşın dosyada yapı tatil zaptının bulunmaması, müşteki ... ile ...’nın 21.02.2007 tarihli şikayet dilekçesi üzerine sanık hakkında soruşturma yapılarak dava açılması karşısında, suç tarihi kesin olarak saptanıp atılı suça ilişkin dava zamanaşımı hükümlerinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.