Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekili itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.06.2016 tarihinde motosiklet sürücüsü başvuran ...'ın plakası belirlenemeyen aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatından davalı kurumun sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 28.06.2016 tarihli kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın tek yanlı kaza olarak yer aldığı ve davacı başvuranın tam kusurlu olduğu, kazadan yaklaşık 10 ay sonra Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, olayın anlatıldığı şekilde olduğuna dair birbirlerini tanıyan motosikletteki üç kazazedenin ifadeleri dışında herhangi bir somut delil bulunmadığı, davacı yanın hakkını dayandırdığı olguların varlığına ilişkin somut delil ortaya koyamaması nedeniyle iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesinde ...'na hangi durumlarda başvurulabileceğinin belirtildiğini, müvekkiline kimin çarptığını bilmemesinden dolayı ...'na başvurulduğunu, kolluk tarafından on ay sonra müvekkilinin ifadesinin alınabildiğini, Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/162 E., 2020/31 K. sayılı ilâmı ile sürekli iş gücü ve kazanç kaybına yönelik 310.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verildiğini, karşı yanın kanun yollarına başvurmaksızın ödeme yaptığını, başvurunun konusu olan aynı kazaya dair sağlık giderleri teminatından karşılanmak üzere bakıcı gideri tazminatı talebine dayanak haksız fiilin, iddia edildiği gibi delil sunulmaması nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekilince itiraz edilmesi üzerinde İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilmesi için yasada olumsuz bir koşul bulunduğu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/f.14’de; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” amir hükmünün düzenlendiği, uyuşmazlığın mahkemeye “intikal” etmiş olmasının başvuruya engel sayıldığı, yasa koyucu tercihi davacıya bırakmış olup ister genel mahkemede isterse Sigorta Tahkim’de dava açma hakkı bulunduğu, fakat genel mahkemeye başvurulmasından sonra Sigorta Tahkim’e başvurulamayacağı, başka bir deyişle genel mahkeme yolu tercih edildikten sonra vazgeçilerek tahkime başvurulamayacağı, somut olayda başvuranın, sürekli bakıcı gideri tazminatı için genel mahkemeye başvurduğu, bakıcı gideri talebine ilişkin davayı takipten vazgeçtiği ve mahkemece iş bu talep bakımından “davanın açılmamış sayılmasına” karar verildiği anlaşılmakla, eldeki dava genel mahkemede açılan aynı dava olup, 5684 sayılı Yasa’nın 30’uncu maddesinin 14’üncü fıkrasında yer alan “Mahkemeye (…) intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” hükmü nedeniyle davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; "Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili komisyona başvuru yapılamaz" hükmünün yanlış yorumlandığını, Hakem Heyetinin red kararına konu bakıcı gideri tazminatının Vezirköprü Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/162 E - 2020/31 K. sayılı davasında talep edildiğini, bilirkişi hesaplaması dahi yapıldığını, lakin davanın devamı sırasında ilgili yönetmelik ve genel şartlarda yapılan değişikler nedeniyle bakıcı tazminatının sağlık giderleri teminatından talep edilemeyeceği anlaşıldığından HMK 150 gereğince bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına kararı verildiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili yasal düzenlemeyi iptal etmesinin ardından hakem başvurusuna konu alacak (bakıcı gideri tazminatı) sağlık giderleri teminatından talep edilebilir ... geldiğini, karar sonrası, istenebilir ... gelen alacak için mahkeme teşkilatına başvurulmaksızın tahkim heyetine başvurulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370,371 ve 377 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın ve Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/f.14 üncü maddesine göre; "Mahkemeye ve tüketicinin korunması hakkındaki kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." hükmü bulunmaktadır. Buna göre uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmesi hali tahkime başvuruya engel sayılmaktadır.
Ancak somut olayda başvuranın sürekli bakıcı gideri tazminatı için genel mahkemeye başvurduğu, bakıcı gideri talebine ilişkin davayı takipten vazgeçtiği ve mahkemece bu talep bakımından "davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda eldeki dava genel mahkemede açılan dava olsa da mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmakla mahkemeye hiç başvurulmadığı sonucu doğacağından, davacının bu kalem alacak yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince eldeki davanın genel mahkemede açılan aynı dava olduğu gerekçesiyle uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olduğunun kabulü yerinde olmayıp sonradan açılan tahkim davasının esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.