Esastan ret
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin finansman ihtiyacını gidermek amacıyla maliki olduğu davaya konu taşınmazının satılarak nakde çevrilmesi için oğlu ... ...'ı Bakırköy 23. Noterliğinin 08.01.2007 tarih ve 00176 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde vekaletnamesiyle vekil tayin ettiğini, taşınmazın muvazaalı olarak el değiştirdiğini, davaya konu taşınmazını önce malik, sonrasında da her türlü yararlanma hakkına sahip intifa hakkı sahibi sıfatıyla elde eden davalı ... ...’ın daha sonra müvekkili aleyhine açtığı dava sonucu tarafların boşandıklarını, anılan satışın hileli satış ve intifa hakkı tesisi işlemlerinin davalılar arasında el ve işbirliğiyle, müvekkili zarara sokmak için maddi menfaat elde etmek kastıyla yapıldığını, taşınmazın satışına ilişkin işlemlerin ve tapu kayıtlarının iptaliyle buna bağlı intifa hakkının tapudan terkinine ve taşınmazın müvekkili adına tescili talebiyle açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, tapu iptali ve intifa hakkının terkini sebebiyle haksız bir şekilde elde edilen bu kayıtlara dayanılarak davalı tarafından yine haksız bir şekilde tahsil edilen kira bedellerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalının malik ve sonrasında intifa hakkı sahibi sıfatıyla anılan iki yalı dairesinin davalı tarafından her biri 5.000,00 USD olmak üzere toplam 10.000,00 USD kira bedeliyle kiraya verildiğini, müvekkiline ait olan taşınmazın kira bedellerinin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın 09.05.2012 tarihinden bugüne kadar davalı tarafça tahsil edilen kira bedellerinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; beyanlarını tekrarla verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın intifa hakkının davalıya ait olduğu, taşınmazın temlikinde hukuka aykırı bir işlem bulunmadığının derecattan geçerek kesinleşen yargı kararı ile ... olduğu, davalının taşınmazla olan mülkiyet ilişkisinin hukuka uygun olarak kesilmiş olduğu, davacının mülkiyetten, yasadan ya da akitten kaynaklanan ayni ve şahsi bir hakkının bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararına dayanılarak dava açıldığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen ... bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 ... ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
22.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.