Şikâyetçi ...'in sanıktan şikâyetçi olup kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak bu hususta bir karar verilmediği, şikâyetçi vekilinin süresinde temyiz dilekçesi verip hükmü temyiz ederek katılma iradesini gösterdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/44 Esas, 2022/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/991 Esas, 2022/1234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve şikayetçi vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, eksik incelemeye, sanığın eyleminin öldürmeye elverişli olmaması nedeniyle işlenemez suç niteliğinde olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle vasfa, ceza miktarına, haksız tahrike, raporun yetersiz olduğuna,

B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri, eylemin tasarlanarak işlendiğinden bahisle vasfa, ceza miktarına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın katılanın resmi nikahlı eşi olduğu, sanığın işsiz kalması nedeniyle, katılan eşi ... ile arasında zaman zaman tartışmalar yaşandığı, olay tarihi olan 09.01.2021 günü sabah saatlerinde evde birlikte uyumakta olan taraflardan sanığın, aynı yatakta yanında uyuyan ve üzerinde yorgan örtülü olan katılanın üzerine bir başka yorgan daha örterek katılanın ağız ve burun kısmını bu yorgan ile kapatmak

suretiyle katılanı soluksuz bırakmaya çalıştığı, diğer taraftan da katılanın boyun kısmını iki eliyle sıkmak suretiyle katılanın nefes almasını tamamen engellemeye çalıştığı, katılanın bu durumdan kurtulmak için kendisini yataktan yere attığı, ancak sanığın buna rağmen katılanın üzerine yine abanarak boğazını iki eliyle sıkmak suretiyle katılanı nefessiz bırakmaya çabaladığı, katılanın çığlıkları üzerine odaya gelen tarafların çocukları ... ve ... ...'nın odaya girmek için çaba sarf ettikleri ancak odanın kapısının kilitli olması nedeniyle kapıyı tekme ile vurarak açmak suretiyle odaya girdikleri, halen annelerinin üzerinde onun boğazını sıkmakta olan sanık babalarını itmek suretiyle annelerini kurtardıkları anlaşılmıştır.

2. Sanığın soruşturma aşamasındaki ikrar içeren savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, katılanın yüzünde ve boynunda hiperemik alanlar bulunduğuna ve bu yaralanmanın basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğuna dair Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.01.2021 tarihli raporu ile Bakırköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 10.01.2021 tarihli raporu, ses kaydı çözümleme tutanağı, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar ile nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik inceleme bulunmadığı, sanığın savunma hakkını kısıtlar şekilde bir usule aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de ilgili temyiz sebebine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksikliğin Yargıtay tarafından giderilmiş olduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın elverişli hareketlerle suçun icrasına başlaması ve engel nedenin varlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen tahrik oluşturabilecek haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/991 Esas, 2022/1234 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile

sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.