Mahkûmiyet
Sanık hakkında ağaç kesme suçundan kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2012/269 Esas, 2013/181 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ve 160 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve ele geçen emvalin müsaderesine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında teşdit yapılması gerektiğine, nakil aracının müsadere edilmediğine ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir.
1.Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde Erikli mevkiinde iki ayrı noktada 6 ster kurumuş odun tespit edildiği, olay yerinin yakınından geçen traktörde motorlu testerenin sıcak olduğunun ve testere dişlerinde talaş parçalarının görülmesi üzerine suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Suça konu emval üzerinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ele geçen emvallerin kuru odun olduğu tespit edilmiştir.
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen, davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporu ve sanık savunmasına göre sanığın ormandan kuru emval temin etme şeklinde gerçekleşen eylemin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kalan emval temini olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi olan 10.11.2011 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Emet Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2012/269 Esas, 2013/181 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, el konulan orman emvalinin MÜLKİYETİNİN KAMUYA GEÇİRİLMESİNE, ele geçen motorlu testerenin, el testeresinin ve nakil aracının sanığa iadesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.