Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 141 ada 10,146 ada 1,149 ada 4,152 ada 29,154 ada 5,166 ada 1 ve 3,177 ada 52 parsel sayılı sırasıyla; 7.359,60 m2,1.075,82 m2,448,58 m2,2.395,29 m2,4.149,08 m2,313,39 m2,669,81 m2 ve 11.755,68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ...'den kaldığını ve paylaşım yapılmadığını öne sürerek dava açmıştır. Davalı taraf yargılama sırasında satın almaya dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu 141 ada 10,146 ada 1,149 da 4,152 ada 29,154 ada 5,166 ada 1 ve 3,177 ada 52 parsel sayılı taşınmazların Suşehri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/46 Esas ve 2012/60 Karar sayılı ... ...'e ait veraset ilamındaki paylar oranında ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 149 ada 4 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan kargir iki katlı ev, ahır ve samanlığın davalı ...'ya ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların davacının miras bırakanı ... ...'den kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama yetersiz olduğu gibi dosyada toplanan delillerin değerlendirilmesinde de yanılgıya düşülmüştür.
Dava konusu taşınmazlar miras ve pay satışı yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiş, davacı taraf ise miras bırakanı ... ...'den kaldığını öne sürerek dava konusu aşınmazların ... ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazların ... ...'den kaldığı kabul edilmiş ancak ... ...'in terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise mirasçılardan kime kaldığı, zilyetliğin hangi sebeple, kim tarafından, ne şekilde sürdürüldüğü hususu üzerinde hiç durulmamıştır.
Dosyada mevcut nüfus kaydına göre ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen mirasçılık belgesine göre davacı taraf ile davalı taraf arasında mirasçılık ilişkisi kurulamamaktadır. Ancak dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar davacı miras bırakanı ... ...'in eşi ...'ın davalının babası ... ile evlendiği ve bu evlilikten de davalı ... ve kardeşlerinin doğduğunu bildirmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların ... ...'den kaldığı kabul edilmiş, dosyada mevcut veraset belgesine göre ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Ancak dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı tarafın zilyet olduğu davacıların zilyetliğinin bulunmadığı hususu hiç dikkate alınmamıştır.
Hal böyle olunca; öncelikle ... ...'in tüm mirasçılarını gösterir şekilde nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek taraflar arasında miras ilişkisinin olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, miras ilişkisi olduğu belirlendiği takdirde Kadastro Hakimi'nin dava konusu taşınmazlara münhasıran mirasçılık belgesi verebileceği gözönünde bulundurularak, murisin gerçek mirasçıları belirlenmeli, buna göre ... ... mirasının usulüne uygun paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılmalı, paylaşmanın yapılmadığının belirlenmesi halinde davalı tarafın zilyetliğinin terekeye izafeten olduğu ve mirasçılar arasında zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığı, ancak davalı tarafın miras ilişkisi bulunduğu takdirde davalı tarafın da miras payının kendisine verileceği hususları düşünülmeli, taraflar arasında mirasçılık ilişkisinin bulunmadığının belirlenmesi ya da mirasçılık ilişkisi var iken paylaşma yoluyla mirasçılardan birine isabet ettiğinin anlaşılması halinde ise davalı tarafın tereke karşısında 3. kişi durumunda olduğu ve paylaşmadan itibaren taşınmazlar üzerinde 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunması halinde de davalı lehine zilyetlik yoluyla edinme koşullarının gerçekleştiği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın ve dosyada mevcut deliller de yanılgılı değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'ya iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.