Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/356 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığa atılı çocuğun nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
Mahkemenin kabulü;
Sanık ... ile katılan ...'in olay tarihinden öncesinden birbirlerini tanıdıkları ve belli bir süre duygusal olarak arkadaşlık kurdukları ve arkadaşlıkları süresinde ise cinsel birliktelik yaşadıkları ancak söz konusu arkadaşlıklarını sonlandırdıkları ve olaydan kısa bir süre önce tekrar birbirlerini buldukları ve 3-4 gün telefon irtibat kurdukları, olay günü ise sanık ile katılanın buluştukları ve ... Gölü'ne gittikleri ve burada cinsel birliktelik yaşadıkları, katılan ...'in sanık tarafından kendisine zorla sahip olduğunu iddia etmesine rağmen, tarafların geçmişe dayalı tanışıkları, taraflar arasında yapılan WhatsApp görüşme kayıtları, olaydan hemen sonra katılan yapılan adli muayenesinde herhangi bir darp-cebir izine rastlanılmamış olması ve ... Gölü etrafında meydana gelen olayı çevreden gören bir kimsenin olmaması ve hayatın olağan akışı dikkate alındığında katılanın eylemin zorla olduğu gösteren bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Sanık ...'ın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını işlediği iddia edilmişse de, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından beraatine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/356 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.