Başvurunun yargılama giderleri yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne

Taraflar arasındaki geçit ... tesisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun yargılama giderleri yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilinin İstanbul ili, ... ilçesi, Kemerburgaz Köyü’nde bulunan 264 parsel ... taşınmazı lehine geçit irtifakı tesisi için bedeli karşılığında davalıların maliki olduklarını, 272 ve 275 parsel No.lu, taşınmazlardan geçit ... tesisi ve tapuda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmasındaki hukuki yararını ispat etmesi gerektiğini, Yerleşik Yargıtay Kararlarına göre mevcut geçitin yetmemesi ya da yeterli bir geçitin bulunmaması şartının aranması gerektiğini, Yargıtay içtihatları gereğince sadece davacının belirttiği şekilde geçit ... kurulması dışında alternatif yollar söz konusuysa bunların değerlendirilip arsa sahibi olan diğer kişilerinde davaya dahil edilmesi gerektiğini, geçit gereksiniminin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiği de belirtilmekte olduğunu, davacı tarafından haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; depo bedeli yatırılması konusundaki feragat beyanları nedeniyle ve davalı ...'un hile ve bedeli almadığı yönündeki iddiasını da ispat edemediği gerekçesiyle yatırılan depo bedelinin kesinleşme sonrası davacı tarafa iadesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin aldatılmış olup iradesinin sakatlandığını, müvekkilinin herhangi bir ödeme yapılmadan geçit ... bedeline ilişkin haklarından feragat etmesinin hayatın olağan akışına ve genel yaşam deneyimlerine aykırı olduğunu, yemin metninde de görüldüğü üzere; davacı asilin müvekkili ... ...'ın bizzat şahsına ödeme yapmadığını kabul etmiş ve kesin delil olarak yeminini inkar ettiğini, ilk derece mahkemesince her ne kadar vekalet ücretinin müvekkilden tahsiline karar vermiş ise de geçit ... kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taraflarına bilirkişi raporu ile gerekçeli kararın birlikte tebliğe çıkarıldığını, taraflarının bilirkişi raporuna itiraz haklarının kısıtlandığını, yeniden yargılama yapılması ve tekrardan bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı vekilinin iddia ettiği meblağın alınmadığını, müvekkilinin almadığı bir ödemeyi ispatlayamayacağı gibi dava konusunun değeri sebebiyle de davacının geçit hakkına yönelik ödeme yapıldığına ilişkin iddiasının senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi ile geçit güzergahının belirlendiği, daha sonra tarafların aralarında sulh olduklarını bildirdikleri ve davalıların ayrı ayrı geçit ... bedelinin mahkemece depo edilmesi gereken meblağdan feragat edildiğini, depo edilmesine lüzum bulunmadığını, davayı kabul ettiklerini bildirir dilekçe sundukları, akabinde kendilerine bedel ödenmemesi nedeniyle iradelerinin sakatlandığını ileri sürerek bir kısım davalılarca kabul beyanından dönüldüğünün bildirildiği, mahkemece davalıların isteğiyle davacıya yemin teklifinde bulunulduğu, davacının ...'a 360.000,00 TL ödediğine ilişkin yemin ettiği, diğer kardeşlerin payının da bunun içinde bulunduğu ve onlara ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı paydaş kardeşlerden birine diğerlerinin temsilcisi olarak geçit bedelinin tamamının ödenmiş olması nedeniyle kardeşler arasında vekaletsiz iş görme hükümlerince bir iç ilişki bulunduğu, davacının takdir edilen geçit bedelini paydaşlardan birine ödediği, bu hususun irade sakatlığı anlamına gelmeyeceği bu hususta yapılan değerlendirmede bir yanılgı olmadığı kansına varılmış, ancak davalı ... vekili tarafından ileri sürülen yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine ilişkin hükmün yanılgılı olduğu; geçit ... tesisine ilişkin davalarda davanın özelliği gereği davalı tarafa yargılama gideri yükletilemeyeceğine ilişkin emredici kanun hükmüne aykırı olduğu, bu hususun aynı zamanda kamu düzenine de ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, kararın bu kısmının düzeltilmesi amacıyla kaldırılması gerektiğinden; davalılar vekillerinin sair istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalılar vekilinin harç, vekalet ve yargılama gideri yönündeki istinaf sebeplerinin aynı zamanda kamu düzeni yönünden yapılan inceleme ile kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, davanın niteliği gereği harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının geçit bedelinin ödeyeceğine dair inandırıcı açıklamaları ile verilen sulh beyanının irade sakatlığı nedeniyle geçerli olmadığını, yemin beyanında müvekkile yapılan bir ödeme olmadığı hususunun açık olduğunu ileri sürmüştür.

Uyuşmazlık, geçit ... tesisi davasında bedele ilişkin taraflar arasında yapılan sulhun geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun (4721 ... Kanun) 747 nci maddesinin ikinci fıkrası.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.