Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; tazminat ve nafakaların miktarı yönünden; davalı koca tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminat, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, talep ettiği maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat talebi kabul edildiği halde, faiz talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir (HMK.md.26)
3-Toplanan delillerden, davacı kadının halen faal olan bir şirketin %95 ortağı olduğu, taşınmazlarının ve kira gelirinin bulunduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği ve Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davacının yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.11.2012 (Pzt.)